Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4590 E. 2023/3009 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4590
KARAR NO : 2023/3009
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : Alaşehir 2. Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 12.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ilamıyla; “Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Üzerine; Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 2234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli kararına katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 13.01.2022 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği, alt sınırdan ceza tayin edildiğine ve vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği ise, suçun unsurlarının oluşmadığına ve son celseye çağrılmayarak savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, yurttan kaçan 16 yaşındaki koruma altındaki mağdur çocuğu yanında tutmak suretiyle yetkili yurt temsilciliklerini haberdar etmediği iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 28.10.2015 tarihli tutanakta, hakkında kayıp ilanı bulunan çocuk …’in … adlı şahısla birlikte yaşadığı bilgisi edinilmesi üzerine adrese gidilerek çocuğun teslim alındığı belirtilmiştir.
3. Sanık tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve suç kastının yoğunluğu” dikkate alınarak belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine bir aykırılık bulunmamış, katılan ilgili Bakanlık vekilinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli talimat duruşmasına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen gelmeyen ve esas mahkemesinde savunma yapmak istediğini beyan etmeyen sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ilgili Bakanlık vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ilgili Bakanlık vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.