YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4606
KARAR NO : 2023/5273
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/658 E., 2022/352 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2- Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamı sonrası Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli kararı ile takdiren genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak hükümlünün kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dava dosyası içeriğine göre, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce hazırlanan denetim planı doğrultusunda belirlenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle sanık hakkında Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 02.09.2015 tarihli, 2015/2396 Esas, 2015/2408 Karar sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105 inci maddesinin (a) bendinin sekizinci fıkrasında, ”Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 02.09.2015 tarihli kararın içeriğinde sanığın kararının tebliğinden itibaren iki gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin ihtarın olmadığı, söz konusu Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 02.09.2015 tarihli kararanı karşı sanık tarafından itiraz edildiği gözetildiğinde söz konusu kararın sanığa tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, ancak söz konusu tebliğ evrakının dosya içerisinde olmadığı ve ayrıca UYAP sisteminde de kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenle infaz dosyasının aslının veya onaylı suretinin Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde dosya içine alınması ile iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin ihtarı içeren usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre;
a. UYAP üzerinden yapılan incelemede, 04.10.2015 tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun görülmesi karşısında, sanığın kendiliğinden teslim olup olmadığı veya kolluk tarafından yakalanıp yakalanmadığının araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 293 üncü maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik araştırmayla karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A-8 inci maddesi delaleti ile “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanunun 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.