Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4671 E. 2023/5685 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4671
KARAR NO : 2023/5685
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 26.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 26.01.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 29.03.2021 tarih ve 2020/6918 Esas, 2021/5184 Karar sayılı kararı ile “…basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Yargıtay bozma ilamına uyularak Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada; 14.06.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.06.2021 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine 04.11.2021 tarihli kararı ile genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; atılı suçu işlemediği nedenine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın Kastamonu Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada 21.09.2015-28.09.2015 tarihleri arasında özel izne ayrıldığı, dönmesi gereken tarihten yasal süre olan 48 saat daha beklenilmesine rağmen ceza infaz kurumuna dönmeyerek firar ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanığın temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 tarih ve 5-81/196 ile 05.10.2010 tarih ve 2010/169-1888 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı mercii, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, hükümde yasa yolu gösterilirken temyiz olarak belirtilmesi gerekirken sanığın yokluğunda verilen kararda kanun yolunun istinaf olarak belirtilmesi suretiyle yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından, temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Kastamonu Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan sanığın 21.09.2015-28.09.2015 tarihleri arasında 7 … özel izne ayrıldığı ancak teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiği, akabinde soruşturma aşamasında yakalandığının;30.09.2015 tarihli Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince tutulan tutanaklar, firar fişi, sanığın ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde suçu sabit olduğu anlaşılmakla sanığın mahkûmiyetine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın temyiz talebi reddedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazı reddedilmiştir.
Ancak sanık hakkında kurulan hükümde uygulama maddesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97/1 maddesi yollaması ile gerçekleştiğinin belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ”eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere ”5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 97/1 maddesinin yollaması ile” ibaresinin eklenmesi sureti ile hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.