YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4690
KARAR NO : 2023/2784
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 500 TL adli para cezasına ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.
3. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2021/6359 Esas, 2021/10778 Karar sayılı kararı ile “… basit yargılama usulünün Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekliliği ve dava konusu suçun ön ödeme kapsamına alınan suçlardan olması nedeniyle …” bozulmasına karar verilmiştir.
4. Koaceli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında e 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 500 TL adli para cezasına ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı olmadığına, gerekçesiz olarak tanık dinleme talebinin reddedildiğine, lehe hükümlerin uygulanmaması yönünde değerlendirme yapılmadığına, ön ödeme emrinin usulsüz olarak sanığın kendisine tebliğ edildiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın evinde yapılan aramada 8 Adet MKE yapımı 9 mm fişek, 1 Adet 9 mm P.A.K Y.A.S. İbareli bilye fişek atar, 1 adet 6,35 mm fişek, 1 Adet mag 357 ibareli fişek ve 3 adet 7,65 mm fişek ele geçirilmesi nedeniyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden 27.06.2015 tarihinden alınan uzmanlık raporuna göre, 8 Adet MKE yapımı 9 mm fişek, 1 adet 6,35 mm fişek, 1 Adet mag 357 ibareli fişek ve 3 adet 7,65 mm fişeğin 6136 sayılı Yasaya göre yasak niteliği haiz olan fişeklerden olduğunun; 1 adet 9 mm çaplı fişeğin ise 6136 sayılı Yasa kapsamında olmadığı belirtildiği tespit edilmiştir.
3. Sanığa yapılan 900 TL tutarındaki ön ödeme ihtarının aynı evde yaşayan eşine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2022 gün, 2019/580 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararına göre de lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken karma uygulama yapılamayacağı eski ve yeni kanunların tüm hükümlerinin olaya bir bütün olarak uygulanmasından sonra ortaya çıkan sonuçların hangisinin sanık lehine olduğunun belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması, Mahkemenin uygulamasının da bu yönde olması karşısında; tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Suç tarihinde sanığın evinde yapılan aramada 1 Adet ZORAKI 925 marka Kuru sıkı tabanca ve tabancaya ait 2 adet şarjör, 65 adet kuru sıkı tabanca fişeği, 1 Adet ruhsatsız INTERSTAR Marka av tüfeği, av tüfeğine ait 30 Adet 70 mm fişek ve yine 25 Adet 36 mm fişek ile 8 Adet MKE yapımı 9 mm fişek, 1 Adet 9 mm P.A.K Y.A.S. ibareli bilye atar fişek, 1 adet 6,35mm fişek. 1 Adet mag 357 ibareli fişek, 3 adet 7,65 mm fişek ele geçirilmiştir.
2. Ele geçirilen 8 Adet MKE yapımı 9 mm fişek, 1 adet 6,35 mm fişek, 1 Adet mag 357 ibareli fişek ve 3 adet 7,65 mm fişek ile 1 adet 9 mm çaplı fişek yönünden açılan davanın iş bu dava dosyasının konusunu oluşturduğu tespit edilmiştir.
3. Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen 1 adet Zoraki 925 marka kuru sıkı tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet şarjör, 65 adet kuru sıkı tabanca fişek yönünden oluşturulan dosyanın ise Kaynarca C.Başsavcılığının 19.04.2016 tarih 2015/68 sayılı yetkisizlik kararı ile Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2016 tarih 2016/8840 soruşturma 2016/3898 Esas sayılı iddianamesi ile Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/423 E sayılı dosyasında sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4. Yukarıda yer alan hususlar bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ikametgahında 03.06.2015 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen suça konu eşyalar yönünden Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/956 E. sayılı dosyası ile Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/423 E. sayılı dosyalarında ayrı ayrı iki kez yargılanması söz konusu olduğu anlaşıldığından, sözü edilen iki davanın birleştirilerek görülmesi gerektiği tespit edilmiş olup, karar bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.