YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4713
KARAR NO : 2023/3133
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292,293,53 ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Hatay 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası,62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Hatay 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli kararı ile ”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Hatay 8. Asliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Hatay 8. Asliye Mahkemesinin 30.12.2021 kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece temyiz incelemesine konu edilen 31.03.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanık hakkında Hatay İnfaz Hakimliğinin 29.06.2015 tarihli kararı ile Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade kararı verildiği, 2 gün içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin ihtar içeren yazının sanığa 07.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın tebliğden itibaren 2 günlük süre içerisinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim olmadığı ve bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın 06.09.2015 tarihinde yakalandığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesindeki koşullarının oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5275 sayılı Kanun’ un 105/A maddesinin 8 inci fıkrası gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlülerin 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, dosyada Hatay İnfaz Hakimliğinin kapalıya iade kararı sanığa 07.08.2015 tarihinde bizzat tebliğ edilmesine rağmen teslim olmayarak atılı suçu işlediği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine dair mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Hatay 8. Asliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 8. Asliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün birinci fıkrasında eylemine uyan ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.