YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4716
KARAR NO : 2023/2819
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, SEGBİS yolu ile son celse hazır bulundurulan ve halen cezaeevinde olan sanığa kararın 5271 sayılı kanunun 35 inci maddesinin son fıkrası uyarınca okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken hiç bir tebliğ yapılmadığı görülmekle, usulsüz tebliğ nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Devrek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.03.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Devrek Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 04.11.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 13.04.2021 tarihli ve 2020/8175 Esas, 2021/9848 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesi önce sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar vererek hüküm kurmuş, ancak sanığın itirazı üzerine duruşma açılarak 13.04.2022 tarihinde sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmamasına; tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık atılı suçu işlemediğini, beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 28.02.2015 tarihli tutanak ile, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumundan sevk olarak gelen sanığın 13.30’da cezaevine alındığı, ancak saat 20.00’da yapılan sayımda cezaevinde olmadığı tespit edilmiştir.
2. Sanık hakkında Devrek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından firar suçundan dava açılmış, mahkemece çıkartılan yakalama kararı uyarınca 10.09.2015 tarihinde ele geçirilerek ifadesi alınan sanık savunmasında, Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevk olduğunu, gece teslim olması gerekirken ertesi günü teslim olduğunu, bilerek geç kalmadığını firar suçunu işlemediğini belirtmiştir.
3. Mahkeme tarafından Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne bu husus tekrar sorulmuş, sanığın süresi içerisinde 28.02.2015 günü saat 13.53’te kuruma teslim olduğu, ancak aynı gün saat 20.00’de yapılan sayımda olmadığı, hükümlü …’in 10.09.2015 tarihinde yakalama kararı ile yakalanarak Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığını belirtmiştir.
4. Sanık bozma kararından sonra alınan ifadesinde İstanbul’da GBT sorgulamasında yakalandığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarih ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde; bozmadan önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Devrek Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 04.11.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu durumun 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümde hapis cezasının sanığın adli sicil kaydındaki başka bir ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi altıncı fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Devrek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/165 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün tekerrüre ilişkin 9. bendinin çıkartılarak yerine “Sanığın İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/321 Esas, 2011/56 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından, hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK.’nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.