Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/4800 E. 2023/5640 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4800
KARAR NO : 2023/5640
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Malatya Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli kararı ile ”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 … ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 Esas No : 2022/4800

sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandıırlmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, Doğanşehir İnfaz Hakimliğinin 12.05.2016 tarihli kararıyla, cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ve 3 … içerisinde Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği halde sanığın müracaat etmeyerek firar ettiğinin iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu halde, yerel mahkemece temyiz süresinin 15 … olduğu belirtilerek yasa yoluna başvuru süresinde sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1.Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın Doğanşehir İnfaz Hakimliğinin 12.05.2016 tarihli kararıyla, cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ve 3 … içerisinde Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği halde sanığın müracaat etmeyerek firar ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığa bu hususun tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının aslı ya da onaylı sureti dosyada bulunmaması karşısında; infaz dosyasının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenerek gerekli tebligatın yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabulü göre ise;
A.1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son hükmü uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 3.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi,
B. Sanık hakkında kazanılmış hak hükümlerinin uygulanması sırasında uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının gösterilmesi,
C. Sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin (A) bendinin sekizinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

D. Gerekçeli karar başlığına suç tarihi olarak 17.05.2016 yerine 16.05.2016 olarak hatalı yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.