YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5497
KARAR NO : 2023/913
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2012 tarihli ve 2012/3089 Soruşturma, 2012/1651 Esas
sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2013/584 Esas, 2015/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2013/584 Esas, 2015/319 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2019/8194 Esas, 2022/7189 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya kapsamına göre, kayden 29.07.1996 doğumlu olup suç tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olan ve kalmakta olduğu yurdu izinsiz terk eden mağdureyi cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın ve mağdurenin kalmakta olduğu kurumu veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri;
Eksik inceleme ile sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına ilişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri;
Hakkında hükmolunan cezaya ilişkin temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, İzmir Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezinde barınmakta olan ve kaldığı yurdu habersizce terk eden on beş yaşındaki mağdur …’u, kaldığı kurumu veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeden yanında tutmasına ilişkindir.
2. Mağdur … aşamalarda, 16.03.2012 günü kalmakta olduğu yurttan izinsiz ayrıldığını, yurttan arkadaşı olan … … ve …’in erkek arkadaşı … … ve kendisinin erkek arkadaşı olan … ile buluştuğunu, saat 19.00 ile 22.00 arasında birlikte gezip dolaştıklarını, saat 22.00’de ise polislerin kendilerini görüp tekrar yurda teslim ettiklerini, zorla tutulmadığını ifade etmiştir.
3. Mağdurenin anlatımını yurttan arkadaşları olan H.G. ve B.K.’nın da beyanlarında doğruladıkları belirlenmiştir.
4. Sanığın savunmasında, mağdure ile Uçaklı … adı verilen yerde görüştüklerini belirterek atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.
5. Sanığın mağdureye yönelik eylemine ilişkin mağdurenin annesi olan …’a uzlaşma teklifini içeren davetiyenin 18.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun kanuni temsilcisidir. Dava konusu olayda, olay tarihinde …’un İzmir Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezinde kalması nedeniyle … şikayetçi olup kamu davasına katılmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasında;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören … veya … hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur.”
Şeklindeki düzenlemeye göre ceza muhakemesi şartı olan uzlaşma hükümlerinin kamu kurumları ile sağlanmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle …’un annesi olan …’a yapılan uzlaşma teklifinin geçerli olduğu belirlenmekle birlikte …’un 26.03.2012 tarihinde şikayetçi olmadığı, ancak 6518 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22 … maddesi ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na eklenen 9 uncu maddesinde yer … “Haklarında korunma, bakım veya barınma tedbiri kararı alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait sosyal hizmet kuruluşlarına yerleştirilmiş olan çocukların, yüksek yararları gözetilmek kaydıyla, eğitimleri ile hayat veya beden bütünlüklerinin korunması açısından zorunlu olan hâllerde, … veya vasiye ait yetkiler çocuğun bulunduğu yer sosyal hizmet kuruluşunun belirlenecek yetkilisi veya sorumlusu tarafından kullanılır. Yapılan iş ve işlemler hakkında … veya vasiye derhâl bilgi verilir…” şeklindeki düzenleme gereği şikayet hakkının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait olduğu gözetilerek, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı 62 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası;
“… takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay Ceza Kurulunun 31.01.2012 tarihli ve 2011/4-77 Esas, 2012/4 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, “ceza hukukumuz, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin bir olayda var olup olmadığını ve nelerin cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenleri olarak kabul edilebileceği konularını, hâkimin mutlak takdirine bırakmış olup, nelerin bu kavrama gireceğini sınırlayıcı biçimde sayıp göstermeyerek ‘… takdir’ sistemini benimsemiştir. … takdir sisteminde, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisi, tamamen hâkime ait bir haktır. Takdir sübjektif bir değerlendirme olduğuna göre, bunu davayı yöneten hâkimden daha iyi bulup çıkaracak bir kimse olamaz. Zira suç, suçlu ve bununla ilgili her türlü delille, özellikle tanıklarla karşı karşıya olan, duruşmayı yönetmekle bunlarla doğrudan doğruya temas halinde bulunan hâkimin, ilgili davada cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin var olup olmadığını en iyi şekilde değerlendireceğinin kabulü
gerektiği gibi, dosya kapsamına göre, makul olmayan veya yerinde kullanılmayan hâkimin bu husustaki takdir hakkının Yargıtay tarafından denetleneceği de kuşkusuzdur. Bu hak kullanılırken gösterilen gerekçenin makul olması, hukuk kurallarını zedelemeyecek, yasaların maksat ve amacına aykırı düşmeyecek, vicdanları rahatsız etmeyecek bir nitelik taşıması gerekir.”
Dava konusu olayda, “geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri” göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Taraf ve tanık beyanları, İzmir Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi cevabi yazıları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.