Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5565 E. 2023/632 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5565
KARAR NO : 2023/632
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.01.2016 tarihli iddianamesi ile tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 292 … maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 06.04.2021 tarihli kararı ile, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 … ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188

sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Üzerine; Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fkrası, 58 … maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Amasya 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2021 tarihli kararına sanığın itiraz etmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 29.03.2022 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun’nun 292 … maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek tahliye edildikten sonra hakkında uygulanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, Amasya İnfaz Hakimliği’nin 03.12.2015 tarihli kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiştir. Bu karara itiraz üzerine Amasya Ağır Ceza Mahkemesince 03.12.2015 tarihli itirazın reddi kararı sanığa 18.01.2016 tarihinde bizzat tebliğ edilmiştir. Ancak sanık 2 günlük süre içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim olmamıştır.
2. Kolluk görevlilerince düzenlenen 11.02.2016 tarihli tutanakta sanığın yakalandığı belirtilmiştir.
3. Sanığın denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Amasya İnfaz Hakimliği tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı ve iade kararına itiraz üzerine Amasya Ağır Ceza Mahkemesince verilen itirazın reddi kararı dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanık ikrar içeren savunmada bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında, tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi karşısında bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı başlıklı 105/A maddesinin sekizinci fıkrasında, “… kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki … içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” şeklinde belirtilmiştir. Bu itibarla, Amasya İnfaz Hakimliği’nin 03.12.2015 tarihli kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı, Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’nin itiraz üzerine verdiği 31.12.2015 tarihli itirazın reddi kararı, sanık ikrarı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin atılı suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3-Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, … ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin sekizinci fıkrası yollamasıyla 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 29.03.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafının başına “…eylemine uyan…” ibarelerinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.