YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5632
KARAR NO : 2023/2592
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığı
Sanık hakkında silahla tehdit suçundan bozma üzerine verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) un 223 üncü maddesinde belirtilen hüküm niteliğinde olmadığı tespit edilerek yapılan yapılan incelemede;
Sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri; birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri; 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2013 tarihli kararı ile, sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına; birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri; 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/8787 Esas, 2021/4219 Karar sayılı kararı ile ”… kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; … Katılanın, soruşturma başlamadan önce ve katılanın şahsına zarar dokunmaksızın serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, … silahla tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; … Sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sırada katılanı birlikte ve silahla tehdit ettiklerinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, mevcut tehditin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçun tehdit unsuru içinde kaldığı gözetilerek sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayini gerekirken, sanıklar hakkında hem silahla birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli kararı ile, bozma ilamına uyularak, sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına; birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan ise eylemin cebir, tehdit veya hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında kurulan hükümlerin tamamına yönelik olarak sanığın daha fazla ceza alması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, temyiz incelemesi dışı diğer sanıklarla birlikte, silahla tehdit ederek katılanın hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur aşamalarda, temyiz incelemesi dışı sanık … ile sanık …’ın kendisinin kavşakta duran aracına bindiklerini, sanık …’un silahı beline dayayıp, “biz seni üç aydır takip ediyoruz aracı sür” dediğini, bir süre ilerleyip sanığın talebi ile aracı sağa çektiğinde, sanık …’in yanlışlıkla sanık …’ü silahla yaraladığını, sanıkları hastaneye götürdüğünü, araçtan ayrılıp geri döndüğünde sanık …’i göremediğini beyan etmiştir.
3. Medical Park Hastanesince düzenlenen 31.03.2010 tarihli raporda, sanık …’ün ateşli silahla hayati tehlikeye neden olacak şekilde sol kalçadan yaralandığı belirtilmiştir.
4. Temyiz incelemesi dışı sanık …’nün, suça konu eylemlere dahil olup, suçta kullandığı 7.65 mm çaplı silah ve 4 adet fişeği …’a teslim ettiğine ve suç eşyalarının …’tan alındığına dair 01.04.2010 tarihli yakalama, üst yoklama tutanağı ve muhafaza altına alma tutanakları mevcuttur.
5. Tanık …, sanık … tarafından olay sonrasında kendisine teslim edilen silahın, beş saat sonra sanık … ve beraberindeki emniyet ekiplerinde muhafaza altına alındığını beyan etmiştir.
6. Tanık …’nin, olaya ilişkin doğrudan bilgi ve görgüsü yoktur.
7. Sanık …’ın, katılan tarafından teşhis edildiğine dair 01.04.2010 tarihli canlı teşhis tutanağı
8. Katılan beyanı ve sanık savunmalarına göre, aracın ön sağ koltuğuna diğer sanık …’ün ve katılanın aracının arka koltuğuna ise sanık …’ın oturduğu tespit olunmuştur.
9. Olay sonrasında, katılanın aracının sağ önkoltuk yanından bir adet kuru sıkı tabanca ile bu tabancaya ait 5 fişeğin ele geçtiğine; katılanın aracının sağ arka koltuğu üzerinden poşet içerisinde açılmamış bir adet çamaşır ipi ile 12 adet plastik kilitli kablo ağı bulunduğuna; sanık …’den bir adet 7.65 mm çapında silah ve bu silaha ait toplamda 9 adet 7.65 mm çapında fişek ele geçtiğine dair 31.03.2010 tarihli tutanak, muhafaza altına alma tutanağı ve olay yeri inceleme raporu mevcuttur.
10. Sanıklar … ve Birol’dan ele geçirilen 2 adet silahın ve 13 adet fişeğin 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliği haiz olduğu, ve olay yerinden ele geçirilen bir adet kovanın bu silahlardan üzerinde Pietro Beretta Gardone V.T ibareleri olan silahtan atıldığını, katılanın aracından elde edilen silah ve 5 adet fişeğin ise 5729 sayılı yasa kapsamında olduğunu bildirir Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının 02.04.2010 tarihli BLS-2010/992 sayılı rapor ile İstanbul Fizik İhtisas Dairesinin 11.10.2011 tarihli 1144 sayılı raporu bulunmaktadır.
11. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının 15.04.2010 tarihli 2010/1001-1 sayılı raporunda, katılanın aracından elde edilen poşet üzerinde, sanıklar Ahmet Turan ve …’nün parmak izlerinin bulunduğu bildirilmiştir.
12. Sanık …’ın, katılanın aracına sanık … ile binip, tehdit ettiklerini, silahın sürgüsünü kurmaya çalışırken aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık …’ün yaralayanın kendisi olduğunu beyan ettiğine dair 01.04.2010 tarihli yakalama, üst arama, muhafaza altına alma tutanağı ile diğer tutanak mevcuttur.
13. Sanık savunmasında, kavşakta duran katılanın aracını görünce, sanık … ve kendisinin katılanın aracına bindiklerini, sanık …’ün katılana araca sürmesini söylediğini, sanık …’ün kendisine verdiği silahın ateş alıp …’ü yaraladığını, hastaneye giderken diğer sanık …’nün de diğer araçla kendilerini takip ettiğini, hastane önüne geldiklerinde kendisinin katılanın aracından inip diğer araca binerek oradan uzaklaştığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, mahkemece, Dairemizin 05.04.2022 tarihli bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan bozma üzerine verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) un 223 üncü maddesinde belirtilen hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Olaylar olgular bölümünde belirtilen ve mağdure beyanı ile uyumlu ve tutarlı tanık ifadeleri, tutanak içerikleri, kriminal rapor ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte dikkate alındığında, atılı suçun sanık tarafindan işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın birden fazla kişi ile birlikte silahla gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafindan gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Katılan vekilinin; hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm kurulmasına yer olmadığı kararına yönelik temyizi yönünden;
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli kararında sanık ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.