YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5662
KARAR NO : 2023/825
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 incı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/7311 Esas, 2021/3083 Karar sayılı kararı ile “İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya
şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği,
Olaya ve tüm dosya kapsamına göre hakkında suç tarihinden önce yabancı uyruklu işçi çalıştırması nedeniyle idari yaptırım uygulanan sanığın, bu idari para cezasını katılanın sebep olduğunu iddia ederek suç tarihinde Samsun İl … Komutanlığını 156 ihbar hattını telefonla aramak suretiyle Salıpazarı İlçe … Komutanı olarak görev yapan katılan …’in rüşvet aldığını bildirerek ihbarda bulunduğu, ihbar üzerine katılan ile ilgili İl … Komutanlığı’nca idari tahkikat yapıldığı, yapılan tahkikat neticesinde katılan hakkındaki rüşvet iddiasının doğru olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi suretiyle ihbarda bulunduğu, bu nedenle yüklenen suçtan mahkumiyeti yerine olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/6182 Karar sayılı kararı ile “Sanık hakkında bozma üzerine dosya yeniden ele alınıp bir hüküm kurulurken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Tüzüğünün 15. maddeleri uyarınca ‘vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı’ şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, azledildiğine ilişkin bilgi ve belge de bulunmayan sanık müdafiine usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmeden, yargılamaya devam edilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaniın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna, duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alındığına ve sübuta ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sübuta, suçun unsurunun oluşmadığına, gerekçesiz olarak lehe hükümlerin uygulanmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, Samsun İl … Komutanlığına ait 156 no.lu ihbar hattını 25.08.2014 tarihinde arayarak mağdurun rüşvet aldığını belirterek resmi ve yetkili mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur 05.11.2014 tarihli şikayet dilekçesinde; sanığın 25.08.2014 tarihinde saat: 20:30’da Samsun İl … Komutanlığı 156 … hattını arayarak … işçi çalıştıranlara göz yumduğuna rüşvet aldığına ilişkin mesnetsiz asılsız iddialarda bulunarak iftira attığını belirtmiştir.
3. Samsun İl … Komutanlığı 13.10.2014 tarihli idari tahkikat sonucunda; sanığın maddi zarara uğradığından mağdurdan intikam almak için görevini kötüye kullandığını ve rüşvet aldığını iddia ederek iftira attığı kanaati oluştuğu nedeni ile mağdur hakkında işlem yapılmadığı belirtilmiştir.
4. 25.08.2015 tarihli 156 ihbar hattından yapılan görüşmeye ilişkin iletişim dökümünde; sanığın, mağdurun rüşvet aldığını, … işçi çalıştıran işyerlerine göz yumduğuna ilişkin görüşmede bulunduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
1. Sanığın yüzüne karşı verilen kararı süresi içinde 23.09.2022 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle sanık müdafiinin karara yönelik 11.10.2022 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle Tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Tekerrüre esas alınan … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/243 Esas, 2013/465 Karar sayılı kararında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 … maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevlisine hakaret ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının 2 nci cümlesi uyarınca basit tehdit suçlarına ilişkin mahkumiyet kararı verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 125 … maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının 2 nci cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunda 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasının 2 nci cümlesindeki “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü gereğince uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sübuta Yönelen Temyiz Sebebi
Mağdur beyanı, sanık savunması, Samsun İl … Komutanlığı 13.10.2014 tarihli idari tahkikat evrakı, 25.08.2015 tarihli 156 ihbar hattından yapılan görüşmeye ilişkin iletişim dökümü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Zamanaşımına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
…,
Geçmesiyle düşer.”
2. Sanığın eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ceza miktarının üst sınırı 4 yıl hapis cezası olduğu, bu itibarla eylemin, 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un, Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına dava zamanaşımını kesen sebeplere ve aynı maddenin dördüncü fikrasına bu sebeplerin neticesine yer verilmiştir. Buna göre, dava zamanaşımının kesilmesine neden olan bir hâlin varlığı, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun’da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzaması ile neticelenir.
4. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanık açısından yargılama konusu suça ilişkin olağan dava zamanaşımının 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının ise 12 yıl olduğu, dava zamanaşımını kesen son işlemin, 18.11.2021 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca suç tarihi olan 25.08.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin yeterli ve kanunî gerekçeler ile uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Vesaire Yönelen Temyiz Sebebi
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/210 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2023 tarihinde karar verildi.