YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5832
KARAR NO : 2023/415
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niksar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.12.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında ”halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 218 … maddesi, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ”halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/309 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve İl Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının ( a ) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhriyet savcısının temyiz istemleri;
1. Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine,
2. Atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay; sanığın sosyal medya hesabı olan twitter üzerinden suç tarihinde ”çocukluğumda … şikeci diye dalga geçen başta öğretmenlerim olmak üzere arkadaşlarım, akrabalarım ve tüm Trabzon halkının anasının amını s.keyim … … orospu çocukları” şeklinde paylaşımda bulunduğu ve bu paylaşımda yer … ”….Trabzon halkının…” ibaresine yer vermek suretiyle halkın bir kesimini bölge farklılığına dayanarak alenen aşağıladığına ilişkindir.
2. Sanığın kullandığı …@yakuzaek isimli twitter hesabında yapılan açık … araştırma raporunda suça konu paylaşımın yer aldığı görülmüştür.
3. Sanık savunmasında, koyu Fenerbahçeli olması ve … ile ilgili açılmış şike davalarını televizyonda görmesi üzerine paylaşımı yaptığını ikrar etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararında gerekçeli karar başlığında suç tarih/saati ile suç yerinin çıkartılarak yerine ”suç yeri/tarihi:Beraat kararı verildiğinden CMK’nın 232/2-c maddesi gereğince yazılmamıştır.” ibaresinin eklenmesi dışında kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz isteği yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer … düzenleme ile kamu barışını korumak amacıyla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suç sayılmıştır.
Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere suçun oluşabilmesi için halkın bir kesimini oluşturan gayrimuayyen sayıdaki kişilerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılanması, tahkir edilmesi gerekir.
Somut olayda; sanığın twitter adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden paylaştığı ”çocukluğumda … şikeci diye dalga geçen başta öğretmenlerim olmak üzere arkadaşlarım, akrabalarım ve tüm Trabzon halkının anasının amını s.keyim … … orospu çocukları” şeklindeki sözlerinde geçen ”… Trabzon halkının..” ifadesinin sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre … taraftarlığını ifade ettiği, bu ifadenin gayrimuayyen bir ifade olduğu, halkın herhangi bir kesimini çağrıştırır ifade olmadığı, …’un da bir dernek olduğu nazara alındığında sosyal sınıf olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle madde metninde belirtilen halkın sosyal sınıf veya bölge bakımından farklı bir kesimi içerisinde kabul edilemeyeceği bu haliyle suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 251 … ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün düzenlendiği, bu usulde mahkumiyet kararı verilmesi halinde cezada indirim yapılmasının mümkün olduğu, somut olayda ise sanık hakkında Mahkemece verilen bir mahkumiyet kararı bulunmayıp sanık hakkında beraat kararı verildiği, bu nedenle basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/309 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niksar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık …’ya isnat olunan eylem, sahibi bulunduğu Twitter hesabından “çocukluğumda … şikeci diye dalga geçen başta öğretmenlerim olmak üzere arkadaşlarım, akrabalarım ve tüm Trabzon halkının anasının ……. sin kaf edeyim … … oruspu çocukları” şeklinde paylaşımda bulunmasıdır. Yerel mahkeme suçun unsurları oluşmaması sebebiyle beraat kararı … ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince bu karara yapılan itiraz esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı Dairemizce incelenmiş ve çoğunluk görüşünde bulunan … ve Üyeler kararın suçun unsurları oluşmaması nedeniyle esastan reddi ile onanması yönünde oy kullanmışlardır.
… çoğunluğun bu görüşüne katılmıyoruz. Bizce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında unsurları gösterilen suçun unsurları oluşmuştur. Zira sanığın bu ifadelerinde aşağılamanın olduğu sövme fiilinin bulunduğu bu itibarla aşağılanmanın oluştuğu konusunda tereddüt bulunmadığı kanaatindeyiz. Çünkü sanık sinkaflı kelimeler kullanarak toplumun bir kesimini aşağılamıştır. Hatta söylediği ifadeler galiz küfür niteliğindedir. Bu ifadeleri Trabzon halkı için kullanmış kendisi … taraftarı olan bir kişidir. Sanık bu ifadeleriyle tüm Trabzon halkını aşağılamıştır. Dolayısıyla sanığın kullandığı ifadelerle Trabzon halkını dolayısıyla ülkemizin bir parçası olan Trabzonu ve Trabzonluları aşağıladığı konusunda herhangi bir tereddüt olmadığı kanaatindeyiz. Burada … çoğunlukla aramızdaki muhalefetin 216 ncı maddenin ikinci fıkrasında gösterilen sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Burada bizce sanık halkın bir kesimi olan Trabzonluları bu niteliklerine dayanarak aşağıladığı yönündedir. Zira sanığın ifadelerinde hem sosyal sınıfı çağrıştıran hem de cinsiyet farklılığına dayandığı kabul edilebilecek ifadeler bulunmaktadır. Nitekim bu ifadeler bir … kişiye söylendiği takdirde suç olan ifadelerdir ve sanığın cezalandırılması gerekir. Sanık kullandığı ifadelerle değil bir kişi tüm bir toplumu aşağıladığı için söylediği bu ifadelerin cezalandırılmaması düşünülemez. Kaldı ki aksi durum suça meyilli olan kişileri toplumu bu şekildeki ifadelerle aşağılama noktasında cesaretlendirmeye sebep olabilecek niteliktedir. Dolayısıyla sanığın bu ifadelerinin cezasız kalmaması gerektiği kanaati ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında unsurları gösterilen suçun oluştuğu sanığın bu fıkradan cezalandırılması görüşü ile … çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 09.02.2023