YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5863
KARAR NO : 2023/2744
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karamürsel Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ele geçen sahte paranın müsaderesine, aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ilamı ile;
“İddianame anlatımına ve dosya kapsamına göre sanığın piyasaya sahte para sürmek biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrasında yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları değerlendirme ve yargılama görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesine göre Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz Sulh Ceza Mahkemesinde yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılamada Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık … ve yakalanamadığından hakkındaki evrakın tefrikine karar verilen temyiz dışı sanık …’in, pazar yerinde 6 TL tutarındaki alışverişleri karşılığında mağdur …’a 100 TL verdikleri, mağdurun 94 TL para üstünü verdikten sonra sanıkların tezgahtan hızla uzaklaştıkları sırada kendisine verilen 100 TL’nin sahte olduğunu anlaması üzerine kaçmaya çalışan sanıkları durdurmak amacıyla sanık …’ın kolundan tuttuğu bu arada diğer sanık …’nin eşini bırakması için mağdurun kolunu ısırdığı ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince yakalandıklarına ilişkindir.
2. T.C. … Bankası İzmit Şubesine ait 04.12.2012 tarihli ve 590 numaralı rapora göre suça konu 100 TL’nin sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık aşamalarda, suça konu paranın kendilerine verilmediğini beyan ederek suçlamaları redddetmiştir.
4. Mağdurun yanında çalışan tanık B.K. iddiaları doğrulamıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğname yönünden;
Olayın oluş şekli, tanık ve mağdur anlatımları, sanığın yakalanış biçimi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın temyiz dışı sanık … ile birlikte pazar yerinde aldıkları meyve karşılığında da suça konu sahte parayı vererek hızla oradan uzaklaştıkları, mağdurun arkalarından koşarak paranın sahte olduğunu söylediğinde kaçmaya çalıştıkları olayda sahte parayı muhafaza edip bilerek tedavüle koyan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasına düzenlenen suçu oluşturduğu gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanma koşulları bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine gerekçe yönünden iştirak olunmamıştır.
2. Sanık ve müdafiinin temyiz isteği yönünden;
Olay ve olgular bölümünde açıklanan hususlar ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığından sanık ve müdafiinin delil yetersizliğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ancak; eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlenmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2020/108 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye sonuç yönünden uygun, gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.