Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/591 E. 2023/5335 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/591
KARAR NO : 2023/5335
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1244 E., 2019/43 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 5 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; CD inceleme tutanağı, sanıkların kaçamaklı savunmaları, HTS kaydı ve mağdurenin anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, sanık …’in olay tarihinden önce mağdureyi ailesinden istediği ancak mağdurenin kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağdureyi kaçırmaya karar verdiği, olay günü sanıkların mağdureyi işyerinin güzergahında beklemeye başladıkları, sanık …’in mağdureyi görmesi üzerine saklandığı yerden çıkarak kollarından tutup zorla arabaya bindirdiği, mağdurun evlenmeye ikna olmaması üzerine kendi istedikleri gibi ifade vermesi şartı ile serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıkların yüklenen suçu işlediği kanaati ile mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin ilk ifadesinde sanık … ile rızası ile kaçtığını ancak ailesinden korktuğu için kaçırılmış süsü verdiklerini beyan ettiği, polis memuru olarak görev yapan R.C. ve B.T.’nin mağdurenin olay günü neşeli olduğunu, kaçırılmış bir hali bulunmadığını, zorla kaçırılıp kaçırılmadığını sorduklarında, anne ve babasından korktuğu için kaçırılmış numarası yaptıklarını beyan ettiğini söyledikleri, mağdurenin babası ile görüştükten sonra onun baskısı ile ifadesini değiştirdiği, 03.09.2018 tarihli dilekçesinde ise kolluk ifadesinin doğru olduğunu beyan ettiği, sanıkların aşamalardaki değişmeyen ve birbirleri ile tutarlı savunmaları, mağdurenin aşamalarda değişen beyanları nedeniyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası incelendiğinde, mağdure …’nün babası müşteki …, kızının iş çıkışı eve gelmediğinden bahisle kaçırıldığından şüphelendiğini, daha önceden kızını istemeye gelen sanık …’in kaçırmış olabileceğini beyanla kızının bulunması için kolluk birimlerine müracaatta bulunmuştur.
Mağdure şikayet tarihinden bir gün sonra kolluk birimlerine başvurmuş ve sanık … ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu, ailesinin istemediğini, bu nedenle kaçmaya karar verdiklerini, ancak ailesinden çekindiği için kaçırılmış numarası yaptıklarını, ailesinin ilişkiye kesin biçimde karşı çıkması üzerine geri dönme kararı aldıklarını beyan etmiştir.
Mağdure kolluk ifadesinden üç gün sonra savcılık huzurunda verdiği ifadede, sanık …’in kendisini daha önce ailesinden istediğini, kabul etmediklerini, rahatsız etmeye başladığını, olay günü kolundan tutup zorla arabaya bindirdiğini, araç içinde diğer sanıkların da olduğunu, kendisini hakkında beraat kararı verilen D.T.’nin evine götürdüklerini, burada sanık … ile evlenmesi için iknaya çalıştıklarını, kabul etmemesi üzerine kendi istedikleri şekilde ifade vermesi şartı ile Serik ilçesine getirdiklerini ve

kendilerinin tanıdığı bir avukata vekalet verdirdiklerini, kollukta baskı altında beyanda bulunduğunu beyan etmiştir.
Polis memurları tanıklar R.C. ve B.T. beyanlarında: Asayiş büro amirliğinde görev yaptıklarını, kayıp başvurusu bulunan mağdurenin Serik 3. Noterliğinden işlem yaptığı yönünde bildirim gelmesi üzerine vekalet çıkarılan avukatı arayıp mağdureyi karakola getirmesini istediklerini, mağdurenin neşeli ve rahat olduğunu, kaçırılmış gibi bir görüntüsünün olmadığını, akıcı bir şekilde ifade verdiğini, ailesinden korktuğu için kaçırılmış gibi davrandığını beyan ettiğini ifade etmişlerdir.
20.03.2017 tarihli CD inceleme tutanağında, sanıkların beyaz renkli bir araç ile mağdurenin işyeri güzergahında beklemeye başladıkları, mağdurenin geldiğini görmeleri üzerine sanıkların mağdureye yöneldikleri, arabaya zorla bindirip uzaklaştıkları hususları tespit edilmiştir.
Dava dosyasına getirtilen HTS kaydında, mağdurenin suç tarihi ve öncesinde sanık … ile görüşmesinin olmadığı, M.G.K. isimli bir şahıs ile yoğun görüşmesinin olduğu, mağdurenin M.G.K’nin nişanlısı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mağdure tarafından Av. …K.’ye Serik 3. Noterliğinin 20.03.2017 düzenleme tarihli vekaletnamesi ile vekaletname verildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verilmesi üzerine, mağdurenin Bölge Adliye Mahkemesine hitaben 03.09.2018 tarihli dilekçe sunduğu ve kolluk beyanının doğru olduğunu, babasının baskısı ile savcılıkta zorla kaçırıldığına dair beyanda bulunduğunu, kendi rızası ile gittiğini ancak zorla kaçırılmış izlenimi verdiklerini beyan ettiği görülmüştür.
Sanıkların aşamalarda değişmeyen ve birbirleri ile tutarlı savunmaları, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili ifadeleri, olayın sıcağıyla alınan ilk ifadesi ve 03.09.2018 tarihli dilekçesinde sanık … ile rızası ile kaçtığını ancak ailesinden korktuğu için kaçırılmış süsü verdiğine dair beyanları, bu beyanlar ile uyumlu polis memuru tanıklar R.C. ve B.T.’nin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmıştır. HTS kayıtlarında sanık … ile mağdurenin görüşme kaydının olmaması hususları da mahkumiyete yeterli delil olarak görülmemiştir. Bu itibarla sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.