YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6045
KARAR NO : 2023/311
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay bozma ilamı sonrası mağdureler … … ve … … hakkında açılan davaların tefrik edildiği anlaşıldığından mağdure … ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 51 … maddesi uyarınca erteli 3 ay 3 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararının katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.05.2021 tarihli kararı ile,
“15 yaşından … mağdur çocuk …’nın sanığın evine rızasıyla gittiği ve burada rızasıyla kaldığı anlaşılmakla,sanığın onbeş yaşından … mağdureyi yaşı itibariyle hukuken geçersiz olan rızasına istinaden alıkoyması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 109/1 ve 109/3-f maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarını oluşturması karşısında, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Üzerine; Elazığ 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri;
1. Alt sınırdan ceza tayin edildiğine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde belirtilen takdiri indirim nedenlerin uygulanmasına,
3. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri ise;
1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına
2. Haksız ceza tayin edildiğine ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR:
1. Dava konusu olay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı yurtta kalan 12 yaşındaki mağdur çocuk …’nın, dosyası tefrik edilen mağdureler … … ve … … ile birlikte sanığın evine giderek bir gece kaldığı, ertesi … ise görevlilerce sanığın aracında bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 26.10.2015 tarihli tutanakta, kayıp çocuk olarak bildirilen mağdur çocuğun sanığın aracında bulunduğu belirtilmiştir.
3. Sanık, evine gelen mağdureyi ertesi … görevlilere teslim ettiğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
1. Mahkemece, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı” nazara alınarak belirlenen … cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesine bir aykırılık bulunmamış, sanık hakkında ceza tayin edilirken üzerindeki olumsuz etkisi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, aynı Kanun’un 62 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik temyiz itirazında ise; T.C. Anayasasının 41 … maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
B. Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
Sanığın tevil yollu ikrarı, 26.10.2015 tarihli tutanak ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 15 yaşından … mağdur çocuğu hukuken geçersiz olan rızasına istinaden alıkoyduğuna yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış olup, bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli kararında katılan Bakanlık vekili ile sanığın temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ve sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.