Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6170 E. 2023/64 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6170
KARAR NO : 2023/64
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2014 tarihli ve 2013/154002 Soruşturma, 2014/129 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile ikinci fıkrasının (e) bendi, 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca dava açılmıştır.

2. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (e) bendi ve son hükmü, 87 … maddesinin üçüncü fıkrası ve ikinci fıkrasının son hükmü ve 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/233 Karar sayılı kararındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2019/6273 Esas, 2022/5374 Karar sayılı kararı ile;
“Olay gecesi, sanık ile katılanın bir mekanda doğum günü kutlaması yaptıkları sırada aralarında kıskançlık meselesi yüzünden çıkan tartışma sonrasında araçla ikametlerine dönerlerken, sanığın katılanı darp etmeye başlaması üzerine araçtan inmek isteyen katılanın fularından tutarak tekrar aracın içerisine çektiği, katılanı ikametlerine götürerek evde de darp ettiği ve almış olduğu darbelerin etkisi ile gebe olan katılanın çocuğunu düşürdüğü, katılanın hastaneye gitmesini engellemek maksadıyla üzerine kapıyı kilitlediği, kızının kötü durumda olduğunu duyan katılanın annesi … ile beraberinde ikamete gelen katılanın eniştesi …’un katılanı hastaneye götürmek istedikleri sırada da …’a saldırarak evden çıkarmalarına engel olmak istediğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nın 109/2, 109/3-e maddeleri kapsamında kalan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit olduğu halde, atılı suçtan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/355 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi;
Sanığa atılı suçun sübut bulmadığına, mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanı ile de bu hususun doğrulandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinde evli olan katılan … ile sanık … arasında söz konusu olup, taraflar arasında 04.12.2013 günü bir doğum günü kutlaması sırasında aralarında çıkan tartışma sonrası sanık tarafından katılanın araç içerisinde darp edilmesi nedeniyle katılanın araçtan inmek istediği sırada fularından tutularak inmesine engel olunması, katılanın ikamette aldığı darbeler nedeniyle çocuğunu düşürdüğü halde sanık tarafından hastaneye götürülmemesi ve katılanın da gitmesini engellemek maksadıyla kapının üzerine kilitlenmesi, annesi ve eniştesi tarafından hastaneye götürülmek istendiği sırada da katılanın evden çıkarılmasına engel olunmaya çalışıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılan olayın hemen akabinde … Polis Merkezi Amirliğinde alınan 10.12.2013 tarihli beyanında, sanığın 04.12.2013 gününden sonra her … işe giderken kendisini eve kilitlediğini, aldığı Esas No

darbelerin etkisi ile çocuğunu düşürdüğü halde kendisini hastaneye götürmediğini, annesi ve eniştesinin gelip kendisini hastaneye götürmek istediklerinde ise evden çıkarılmasını engellemeye çalıştığını, bu sırada çıkan arbedebe eniştesi olan tanık M.O.’yu darp ettiğini ifade etmiştir.
3. Tanık Z.G. ve M.O.’nun aşamalarda istikrarlı anlatımlarda bulundukları belirlenmiştir.
4. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19.12.2013 tarih ve 1482 sayılı raporu ile, katılanın alıkonulduğu süre içerisinde gerçekleştirilen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını müştereken (4) ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu ve çocuğun düşmesine neden olduğu sabittir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiince, katılanın kovuşturma aşamasında 06.02.2014 tarihli duruşmada alınan ifadesinde “Sanığın benim üzerime kapıyı kilitlemesi söz konusu değildir.” şeklindeki beyanına dayanılarak atılı suçun sübut bulmadığı belirtilmiş ise de, katılan ifadesinin devamında, soruşturma aşamasında … olduğu beyanını ve tanık beyanlarını teyit eder nitelikte “sanık beni araba ile eve getirirken rahatsızlandığımı hastaneye gitmek istediğimi söyledim, eve gidiyoruz diyerek beni sağlık kuruluşuna götürmek istemedi, daha sonra çocuğu düşürdükten sonra da beni hastanaye götürmek gibi bir teşebbüsü olmadı, annem eve geldikten sonra sanık bana halen benim kabulumsun, yine çocuk yaparız diye anneme ve bana söyledi, hastaneye götürmek için bir teşebbüsü olmadı, hatta çocuğu düşürdükten sonra hastaneye gitmeye engel oldu, annem beni almaya geldiğinde de hastaneye gitmeme sanık bana engel oldu, arabaya bindirilirken arabanın hareket etmesine engel oldu.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, doktor raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini gerçekleştirmediği ve bu yönde bir delil de bulunmadığına ilişkin diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/355 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.