Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6262 E. 2023/5249 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6262
KARAR NO : 2023/5249
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/471 E., 2022/477 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Koruma ve Tedavi Tedbiri Uygulanması Kararı

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli kararı ile sanığın, atılı suçtan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli kararı ile “… Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı iptal kararı … gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu …” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında, basit yargılama usulü uygulanarak, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. İlgili karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, yeniden sanık hakkında genel yargılama usulü uygulanarak, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli kararı ile sanığın, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanarak yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın kastın bulunmadığına, lehe hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın firar ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Dosyadaki olgular itibari ile Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, olay tarihinde yapılan sayımda kurum içinde bulunamadığının tespit edilmesi sonucu sanığın bulunduğu infaz kurumundan kaçması ve yakalanması suretiyle isnat edilen suçu işlediği ve dosya içerisinde mevcut rapora göre sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı anlaşıldığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.