YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6453
KARAR NO : 2023/2014
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerden sanıkların ve mağdur … vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca; 02.04.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır. Davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, her bir mağdura yönelik ayrı ayrı ikişer kere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 24.03.2016 tarihli kararının sanıklar, Cumhuriyet savcısı ve mağdur … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarih ve 2019/3910 Esas, 2021/20838 Karar sayılı kararı ile ”…Suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük mağdure Elif (Tütüncü) İncegönül ile internet üzerinden arkadaşlık kurdukları, olay tarihinde sanık … ile 15 yaşından küçük mağdurelerin buluşarak sanık …’ya ait eve gittikleri, bu evden de başka bir eve geçtikleri böylece mağdurelerin 4 gün boyunca sanık …’ya ait evlerde cebir, tehdit hile olmaksızın hürriyetlerinden yoksun kılındıkları anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 Karar sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurelerin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdikleri rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle her bir mağdureye yönelik, ayrı ayrı 109/1, 3-b-f maddesinde düzenlenen birden fazla kişiyle birlikte çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıkların TCK’nın 234/3. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi,..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 08.06.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca her bir mağdura yönelik ayrı ayrı ikişer kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık …’ın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Temyizin kapsamına göre;
A. Katılan … vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeyle karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, temel cezalar belirlenirken alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurların rızaları olduğuna, cezaların zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
C. Sanık …’nın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık … ile suç tarihinde 15 yaşından küçük mağdurelerin buluşarak diğer sanık …’ya ait eve gittikleri, bu evden de başka bir eve geçtikleri böylece mağdurelerin 4 gün boyunca sanık …’ya ait evlerde cebir, tehdit hile olmaksızın hürriyetlerinden yoksun bırakıldıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde, yaşı küçük mağdure …’ün ve velisi olan annesinin 03.02.2014 tarihli duruşmada talimatla alınan beyanlarında, sanıklardan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini belirtmeleri karşısında, mağdurenin katılan sıfatını kazanmadığı bu nedenle vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan … vekilinin ve sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1. Mahkemece, sanıklar hakkında temel hapis cezası belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, sanıkların kastı, amaçları ve atılı suça ilişkin birden fazla nitelikli halin bir arada olduğu dikkate alınarak alt sınırdan hakkaniyetle uzaklaştığı ve takdiri indirim maddesinin uygulama gerekçesini kararda belirttiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamında yer alan olay tutanağı, mağdurların beyanları, sanıkların ikrara yönelik savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın üzerine atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz itirazı ile 15 yaşından küçük mağdurelerin rızalarının hukuken geçerli sayılmayacağı hususu dikkate alındığında, mağdurelerin rızaları olduğundan suçun oluşmayacağına yönelik temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … vekilinin ve sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, bozma öncesi 24.03.2016 tarihli kararını, sanıklar lehine Cumhuriyet savcısının, sanıkların aynı zamanda katılan sıfatı olmayan mağdure … vekilinin temyiz ettiği, sanıkların aleyhine temyiz talebinde bulunulmadığı bu nedenle bozma üzerine verilen 08.06.2022 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin sonuncu fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezaların 10’ar ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, olay tarihinde, yaşı küçük mağdure … ve velisi olan annesi …’ün 03.02.2014 tarihli duruşmada talimatla alınan beyanlarında, sanıklardan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini belirtmeleri karşısında, mağdurenin katılan sıfatını kazanmadığı bu nedenle vekilinin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşıldığından, mağdure … vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 08.06.2022 tarihli kararına yönelik sanıkların ve katılan … vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği verilen her 4 hükmün ceza miktarları belirlendikten sonraki fıkralarına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.