YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6459
KARAR NO : 2023/2060
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca ve suça sürüklenen çocuğun da cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli kararı ile, sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili kararının sanık … müdafii, sanık … ve suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2019/5252 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararı ile, “… Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak; 1. Sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılması talebini içeren iddianamede 5237 sayılı TCK.nın 109/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, CMK.nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 109/2. maddesi uygulanarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanık …’ın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi sırasında, evlenme maksadıyla kaçırdığı katılan … Yüksektepe’ye, “… sana kötü birşey yapacak olsam, her yerde yapardım. Sana kötü birşey yapmayacağım.” şeklinde sözler sarfetmiş olması ve cinsel herhangi bir eylemde bulunmamış olması karşısında, sanık …, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında koşulları bulunmayan TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, …” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararı ile, sanıklar hakkında atılı suçtan, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve suça sürüklenen çocuğun da aynı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca verilen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın suçu işlemediğine ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz isteği, suçu işlemediğine, hakkında etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
3. Suça sürüklenen çocuk …’in temyiz isteği, suçu işlemediğine ve hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun, fikir ve eylem birliği içinde, mağduru zorla araca bindirip, sanık …’in köyüne götürmeleri ve katılanın, durumu öğrenen sanık …’in babası tarafından ve katılanın babasının şikayetinden sonra, kaldığı yurda bırakılması iddiasına ilişkindir.
2. Katılan aşamalarda, sanık …’in, kolundan ve ağzından tuttuğunu, sanıklar Mehmet ve suça sürüklenen çocuk …’in zorla kendisini araca bindirdiğini, bu sırada yüzünden ve kolundan yaralandığını, aracı da sanık …’in kullandığını, sanık …’in anneannesinin evine gittiklerini, sanığın orada “Sana kötü birşey yapacak olsam, her yerde yapardım. Sana kötü birşey yapmayacağım.” dediğini, sonrasında sanık …’in ailesinin evine gittiklerini, sanığın babası tarafından yurda bırakıldığını ifade etmiştir.
3. Numune Hastanesinin 25.04.2013 tarihli 3251 sayılı raporunda, sağ orbitada hassasiyet, sağ ön kolda ulnar bölgede 2 cm ebadında yara tarifi ile katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
4. Sanık … ve suça sürüklenen çocuk savunmalarında, katılanın rızaen araca bindiğini ve sanık …’le konuştuklarını beyan etmişlerdir. Sanık … ise, olayla ilgisi olmadığını söylemiştir.
5. Tanık öğretmen A.S., mağdur yurda dönmeyince, sanık …’in babası ile görüştüğünü, babanın “ben meseleyi halledeceğim ona ulaşacağım” deyip, mağduru teslim ettiğini, mağdurun kolunda çizikler gördüğünü beyan etmiştir.
6. Mağdurun annesi tanık D.Y., sanık …’in kızını istediklerini, kızının evlenmek istememesi nedeniyle olumsuz cevap verildikten sonra bu olayın olduğu, kızının yüzünde ve kolunda morluklar, çizikler gördüğünü ifade etmiştir.
7. Tanıklar H.Ö., R.A., sanık … ile mağdurun arkadaş olduklarını beyan etmekle birlikte, alıkoyma olayına dair doğrudan bilgi ve görgüleri yoktur.
8. Sanık …’in babası tanık Y.A., okuldan arandığını, mağdur ve oğlunu Sivritepe köyündeki kayınvaldesinin evinden alıp, mağduru yurda teslim ettiğini, mağdurun kaçırılmaya dair bir beyanının olmağını ifade etmiştir.
9. Tanık E.T., olay günü sanık ile mağduru, …’nin kapısının önünde konuşurken gördüğünü beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
2. Mağdurun, babası tarafından polise yapılan ihbar sonrasında, sanık …’in babası tarafından, katılanın yurduna teslim edilmesi nedeniyle etkin pişmanlık şartlarının olay bakımından gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık … müdafii ve sanık …’in, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir.
3. Sanık …’in, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerininin uygulanmamasına yönelik temyiz istemi, sonuç ceza tayinine bağlı olarak yasal şartların oluşmaması nedeni ile yerinde görülmemiştir.
4. Sanığın üzerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmemekle, sanık … müdafiinin, fazla ceza tayinine yönelik temyiz itirazı reddedilmiştir.
5. Tüm dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, adli muayene raporu, tanık ifadeleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuk savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna ve suçun sabit olduğuna dair mahkeme kabulünde, bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin, sanık …’in ve suça sürüklenen çocuk …’in suçun işlenmediğine ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin, sanık …’in ve suça sürüklenen çocuk …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararında sanık … müdafii, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin, sanık …’in ve suça sürüklenen çocuk …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.