YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6504
KARAR NO : 2023/3107
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin son fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin son fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile,
”1. 6136 sayılı Yasa uyarınca yasak niteliği haiz bir adet bıçak ve 21 adet mermi bulunduran sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun’un 15/1 ve aynı yasanın 13/4. maddesi kapsamında suç teşkil ettiği ancak TCK.nın 44. maddesinde öngörülen fikri içtima kuralı gereğince daha ağır cezayı içeren 6136 sayılı Yasa’nın 15/1. maddesi gereğince asgari hadden ayrılmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında somut olayda uygulama yeri olmayan 6136 sayılı Yasa’nın 13/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçundan hapis cezası yanında tayin olunan adli para cezasının 1 gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun düzenlendiği TCK’nın 265/1. maddesinde yalnızca hapis cezası öngörüldüğü halde, sanık hakkında hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi,
4. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu TCK’nın 6. maddesi kapsamında silah sayılan sustalı bıçak ile birden fazla kamu görevlisine yönelik gerçekleştirmesine karşın, TCK’nın 265/4 ve TCK.nın 43/2. maddeleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
5. Sanık hakkında hükmolunan cezalardan takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesinin suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı Yasa’nın 62. maddesi yerine 59/son maddesi olarak gösterilmesi,
6. Sanık hakkında temel cezalar tayin edilirken TCK’nın 61/1. maddesinde sayılan hususlar dikkate alınarak fiilin ağırlığıyla orantılı şekilde ceza tayin edilmesi gerekirken, ”sanığın daha önceden sabıkalı oluşu”biçimindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi.” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin son fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 59 uncu maddesinin son fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 14 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine, kazanılmış hak nedeniyle sanığın neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın yüzüne karşı verilen hükme yönelik süresinden sonra temyiz dilekçesi vermesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın 6136 sayılı Kanun hükümlerine göre yasak nitelikte bıçak ve mermi bulundurduğu, hakkında işlem yapmak isteyen kolluk görevlilerine elindeki bıçağı sallayarak ”hiçbir polis beni arayamaz, kendimi de sizi de keserim”demek suretiyle görevlerini yapmalarına engel olduğu iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 21.12.2012 tarihli olay tutanağında, olay günü sanığın polis memurlarını görmesi üzerine kullanmakta olduğu 34… plakalı araç ile kaçmaya başladığı, takip üzerine yakalandığı, sanığın elindeki bıçağı sallayarak görevlilere salladığı ve tehditlerde bulunduğu, sanığın etkisiz hale getirilmesinden sonra Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/2462 değişik iş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada (21) adet mermi ele geçirildiği tespit edilmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24.12.2012 tarihli raporda, suça konu bıçağın sustalı çakı benzeri olduğu, (21) adet fişeğin ise 9 mm çaplı Parabellum tipi olup deneme atışlarında( 3)adedinin patlatıldığı, yasak nitelikte oldukları tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden,
Dava dosyası incelendiğinde, kısa kararın sanığın SEGBİS sistemi ile hazır edildiği oturumda 29.06.2022 tarihinde verildiği, sanığın 18.07.2022 tarihinde sunduğu dilekçede, duruşma zaptı ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesini, temyiz hakkını kullanmak istediğini beyan ettiği, mahkemece duruşma tutanağı ve gerekçeli kararın 20.07.2022 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 25.07.2022 tarihli dilekçe ile hükümleri temyiz ettiği belirlenmiştir.
Sanığın karar duruşmasında SEGBİS sistemi ile hazır edildiğinden kararın verildiği duruşma tutanağının sanığa tebliğinden önce sanığın temyiz süresinin başlamadığı, sanığın duruşma zaptının tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde temyiz hakkını kullandığı belirlendiğinden Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın temyiz itirazları yönünden,
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 6136 sayılı Kanun’un 15 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozmadan önce verilen 10.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten hüküm tarihi olan 29.06.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımı dolmasına rağmen, kamu davalarının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı
gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.