YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6540
KARAR NO : 2023/2607
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yangına neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, taksirle yangına neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2. Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında taksirle yangına neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi,
50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 10 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmiştir.
3. Dairemizin 04.10.2022 tarihli 2020/9202 Esas, 2022/13480 Karar sayılı kararı ile, suçtan zarar gören …’a gerekçeli kararın tebliği ve temyiz etmesi halinde ek tebliğname tanzimi için tevdii kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, fındık bahçesindeki otları temizlemek için yaktığı ateş nedeniyle kardeşi olan mağdurun fındık ağaçlarına zarar vererek genel güvenliği taksirle tehlikeye düşürdüğü ilişkindir.
2. Şikayete konu yere ait tapu kayıtları ile mağdurun iki kök fındık ocağının yapraklarının kuruduğunu tespit eden 18.08.2015 tarihli olay yeri tespit tutanağı dosyada mevcuttur.
3. 29.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, mağdura ait iki adet fındık ocağında ağır tahribat olması nedeniyle üretimde kullanılamaz hale geldiği, iki ocağın yeniden dikilmesi ve ocak tesisi gerektiği bildirilmiştir.
4. Mağdur ve eşi tanık …, sanığın ateş yaktığını gördüklerini, kendi çabaları ile ve itfaiye yardımı ile ateşin söndürüldüğünü beyan etmişlerdir.
5. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan yürütülen Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/459 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 02.10.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
6.Sanık savunmasında, yakmış olduğu ateş nedeniyle sadece iki ocak fındık ağacının yapraklarında yanma olduğunu, dallarda zarar olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 inci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun temas ettiği 5237 sayılı Kanun’un 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun, ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.