YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6569
KARAR NO : 2023/3718
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet- hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen karar itiraza tabi olup temyiz incelemesi yapılması mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre, hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık … yokluğunda verilen hükmün savunmasında belirttiği adrese tebliğe çıkarılmış,Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebligat yapılmış, tebligatın muhtara teslim edildiği belirtilmiş ise de; tebligatın muhtara yapıldığına dair herhangi bir muhtar imzası ya da kaşesi bulunmadığı gibi komşu veya yönetici, kapıcıdan da bahsedilmemiştir. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun olmadığı, adı geçen sanık yönünden temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu,tüm sanıklar yönünden temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılmaları için davalar açılmıştır.
2. Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli kararı ile,
a. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …’un köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetlerine,
b. Sanık …’ın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Kararlar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet savcılığı tarafından suçtan zarar gören Hazine’ye gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri, sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmadığına,
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği, davadan haberdar edilmediklerine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın 09.11.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
2. Dava konusu olay köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçu olup bu eylemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne yönelik; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından itiraz olarak kabulüyle mercii tarafından gereği yapılmak üzere mahalline gönderilmesi gerekmektedir.
B. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … haklarında kurulan hükümlere yönelik:
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması,
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra sanık …’ın 09.11.2015 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne yönelik; gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın kanun yolu başvurusunun itiraz mercii incelenip sonuçlandırılması gerektiğinden esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … haklarında kurulan hükümlere yönelik: gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli kararına yönelik sanıkların ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.