YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6631
KARAR NO : 2023/3476
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 19.01.2017 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/727 Esas, 2022/6514 Karar sayılı ilamı ile, “Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, mağdur çocuğu dondurma alacağından bahisle hile ile kandırarak yanık ve metruk bir binaya götürmek suretiyle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin TCK’nın 109/2. maddesine uyduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek TCK’nın 109/1. maddesi gereğince uygulama yapılması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamı sonrası, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 6 yıl hapis cezası üzerinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna ve şüphe seviyesindeki deliller ile mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna ve şüphe seviyesindeki deliller ile mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde sekiz yaşı içerisinde olan mağduru dondurma alacağını söyleyerek hile ile metruk bir binaya götürmek suretiyle atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın aynı olay ile ilgili katılan mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle cinsel istismar suçundan …’nin 2014/342 Esas, 2015/264 Karar sayılı dava dosyasında kurulan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi’nin 28.04.2016 tarihli ve 2016/2976 Esas, 2016/4325 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın, 29.06.2022 tarihli dilekçesinin karar duruşması tutanağının kendisine tebliğine ilişkin olup, temyiz talebi niteliğinde olmadığı belirlenmiştir.
1. Olayın intikal şekli ve zamanına ve katılan mağdurun cinsel istismar dava dosyasındaki ve inceleme konusu dosyada yer alan beyanlarına ve tüm dosya kapsamı ile yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın katılan mağduru hile kullanarak metruk binaya götürmek suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna ve şüphe seviyesindeki deliller ile mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna ve şüphe seviyesindeki deliller ile mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine yönelik temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 6 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/324 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı 5 numaralı paragrafın çıkartılarak yerine “5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 6 yıl hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.