Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6674 E. 2023/2447 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6674
KARAR NO : 2023/2447
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2010 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasanın 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca ve kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5395 Kanun’ un 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasanın 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesi, yaş küçüklüğü belirtilerek yapılan indirimle ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, yaş küçüklüğü belirtilerek yapılan indirimle ve 62 nci maddesi uyarınca 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasının bir katı kadar süre ile internet cafeye gitmeme seçenek yaptırımına dönüştürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk …’ ın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/460 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasanın 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesi, yaş küçüklüğü belirtilerek yapılan indirim ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasının bir katı kadar süre ile internet cafeye gitmeme seçenek yaptırımına dönüştürülmesine, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, yaş küçüklüğü belirtilerek yapılan indirim ve 62 nci maddesi uyarınca 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasının bir katı kadar süre ile internet cafeye gitmeme seçenek yaptırımına dönüştürülmesine karar verilmiştir.
4. Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2019/4729 Esas, 2021/22177 Karar sayılı kararı ile “..1-Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirlenen 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra, suç tarihi olan 04.06.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2, 67/4. ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine ancak;
a. Suça sürüklenen çocuk hakkında yaş indirimi yapılırken uygulama maddesi olan TCK.nın 31/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b. Suça sürüklenen çocuk hakkında şartları oluşmadığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun hile ve cebirle işlenmesi nedeniyle doğrudan TCK.nın 109/2. maddesinin uygulanması gerekirken, hükümde önce aynı maddenin birinci fıkrasının, sonra ikinci fıkrasının kademeli olarak uygulanması,
ç. 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, yasada geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan suça sürüklenen çocuğun suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, suça sürüklenen çocuğun sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun işlediği suç ve dosya kapsamı ile uyumlu adli para cezası veya seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “6 ay 20 gün süre ile internet kafeye gitmeme seçenek tedbirine çevrilmesine,” karar verilmesi…” yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ve ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma sonrası Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/136 Esas, 2022/489 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasanın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının 5237 Sayılı Kanun’ un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince 6 ay 20 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; kararın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuk …’ ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk … ile birlikte mağdur …’ i, arabaya jant alma bahanesiyle kandırarak ticari taksiye bindirdikleri, Damarlı Gurbetçiler mezarlığında araçtan indikten sonra darp ederek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaraladıkları bu suretle hile ve cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 04.06.2010 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
3. Tanıklar Y.A., H.A., E.S, K.Y., Y.S. nin beyanları dosyada mevcuttur.
4. Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 21.06.2010 tarihli adli raporunda mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralandığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk …’ ın, kuzeni Kübra’ yı telefonla rahatsız ettiğini düşündüğü mağdur …’ i, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan suça sürüklenen çocuk … ile birlikte “bize jant lazım yardımcı ol” diyerek hile ile ticari taksiye bindirdikleri, Kübra’ nın yanına götürüp ona gösterdikten ve Kübra’ yı rahatsız eden kişinin mağdur olduğunu tespit ettikten sonra, mağduru Damarlı Mezarlığında araçtan indikten sonra darp ederek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaraladıkları ve mağdurun sanıkların yanından kaçarak kurtulduğu olayda, mağdurun ve tanıkların aşamalardaki beyanları, mağdurun adli raporu, 04.06.2010 tarihli tutanak ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller ile Yargıtay bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, kararın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin zamanaşımına yönelik temyiz isteği yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen suç yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddeleri gereğince 10 yıllık asli ve 15 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin zamanaşımının dolduğuna yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla, kısa süreli hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebileceği düzenlenmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç ceza 2 yıl 2 ay 20 gün olarak belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı dikkate alınarak cezanın 6 ay 20 gün üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de, bu cezanın sonuç ceza olmaması, yalnızca infaz edilecek ceza miktarını belirlemesi ve mahkum olunan cezanın 1 yılın üzerinde olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinde düzenlenen tedbirlerden birine çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 15.01.2015 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hak oluşturması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun cezasının 6 ay 20 gün üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince, 6 ay 20 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4-5) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarih ve 2022/136 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5 inci bendinin çıkartılarak yerine “1412 sayılı Kanun’ un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralı nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun cezasının 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden İNFAZINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.