YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1
KARAR NO : 2023/2627
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli kararı ile yaralama suçu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
3. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2019/5987 Esas, 2022/1496 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazları reddedilerek, “sanığın, eşi olan katılanın hürriyetini kısıtladıktan sonra, soruşturma başlamadan önce ve şahsına zararı dokunmaksızın katılanı serbest bıraktığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 110 uncu maddesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ya da kötü muamele suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, hükmün eksik inceleme ile kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde resmi nikahlı eşi olan katılan …’yı aralarında çıkan tartışma sonrası evi terk edip sokağa çıkması üzerine, sokakta iken darp ederek zorla eve götürmesi ve evde katılanın üzerinden oda kapısını kilitlemesi sonrasında katılanın şahsına zarar vermeden ve soruşturma başlamadan serbest bırakması ve bu şekilde eşine karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu iddiasına ilişkindir.
2. Katılan hakkında Doğanhisar Devlet Hastanesinden alınan 20.10.2014 tarihli doktor raporunda katılanın “FM’sinde aldığı darbeye bağlı olarak ve lokal ödem tespit edildiği, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun” belirtildiği anlaşılmıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin 26.01.2022 tarihli ve 2019/5987 Esas, 2022/1496 Karar sayılı bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun aşamalardaki beyanlarına, mağdurun beyanları ile uyumlu doktor raporuna, sanığın aşamalardaki birbiri ile çelişkili savunmalarına, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ya da kötü muamele suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve katılan vekilinin hükmün eksik inceleme ile kurulduğuna yönelik temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Dairemiz bozma ilamı sonrası sanığa 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre şerh içeren tebligat usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen sanığın duruşmaya katılmadığı ve sanık hakkında verilen cezanın bozma ilamına konu cezadan daha hafif olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin sanığın yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına yönelik temyiz nedeninin de reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/439 Esas, 2022/619 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.