Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1008 E. 2023/2282 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1008
KARAR NO : 2023/2282
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.07.2011 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında mağdur …’e yönelik iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince; sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar … ve …’ın temyiz istekleri; atılı suçu işlemediklerine, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin tam olarak değerlendirilmediğine, ceza miktarının fahiş olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, cezai ehliyete ilişkin tam teşekküllü hastaneden rapor alınması gerektiğine, etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’nin gerçeğe aykırı biçimde hakkında soruşturma açılmasını sağlamak için katılan …’in kendisine karşı yağma suçunu işlediğini ileri sürerek yetkili mercie suç ihbarında bulunduğu, sanık …’in ise kollukta bilgisine başvurulan sıfatı ile alınan beyanında sanık … ile aynı yönde beyanda bulunarak eyleme yardım ettiği ve sanıkların katılanın bir gün gözaltında kalmasına neden oldukları iddialarına ilişkindir.
2. Sanık … hakkında düzenlenen 02.05.2011 tarihli adli muayene raporunda, sanığın her iki kolunda parmak izi şeklinde hiperemik alanlar ve ekimozların mevcut olduğu tespit edilmiştir.
3. Kamera görüntülerinin tespitine ilişkin 03.05.2011 tarihinde, katılanın olay gün ve saatinde olayın gerçekleştirildiğinin iddia edildiği Aliağa ilçesinde bulunmadığı, saat 15:55-17:49 arasında Menemen ilçesinde bulunan … Kıraathanesinde bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Dava dosyasında bulunan 03.05.2011 tarihli teşhis tutanağında, sanık …’ın, yağma eylemini gerçekleştiren şahıs olarak katılanı teşhis ettiği anlaşılmıştır.
5. Dava dosyasında bulunan gözaltına alma ve serbest bırakma tutanaklarına göre, katılan …’in yağma suçu soruşturması kapsamında 02.05.2011 günü, saat 23:30 da gözaltına alındığı, 03.05.2011 günü saat 17:45 te serbest bırakıldığı anlaşılmıştır.
6. Katılan hakkında yağma suçundan 22.07.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin ek karar verildiği anlaşılmıştır.

7. Sanık … hakkında 5.7.2012 tarihli psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen raporda, normal psikiyatrik bulgulara sahip gibi görünmekle birlikte kesin kanaate varılabilmesi için yakınları ile görüşülmesinin uyguna olacağı kanaati bildirilmiştir.
8. Sanık … hakkında Nazilli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 13.05.2014 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda, epilepsi, hipertansiyon, nörojenik ağrı, yaygın anksiyete bozukluğu teşhisi ile sanığın % 66 oranında özürlü olduğu tespit edilmiştir.
9. Aydın Atatürk Devlet Hastanesinin 18.12.2013 tarihli raporunda, sanığa anksiyete bozukluğu teşhisi konmuştur.
10. Menemen Devlet Hastanesinin 19.12.2014 tarihli raporunda, olayın üzerinden 3 yıl geçmesi nedeniyle döneme ait kesin bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, ancak eski hastane kayıtları ve şuanki muayenesinden depresif bozukluk tanısının düşünüldüğü, bugünkü haliyle fiilin hukuk anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden
1. Tüm dava dosyası içeriğine göre, sanık … yağma suçunu işlediği iddiası ile katılandan şikayetçi olmuş ve sanık …’ın olayı gördüğünü beyan etmiştir.
Sanık … kollukta alınan beyanında, katılanın sanık …’ye yönelik yağma eylemini gerçekleştirdiğini gördüğünü, eline sopa alarak polisi arayacağını söylemesi üzerine katılanın arabasına binip kaçtığını beyan etmiştir.
Katılanın olay günü Aliağa ilçesinde olmadığının kamera görüntüleri ile tespit edilmesi üzerine ise, sanık …, olayın Menemen ilçesinde yaşandığına, bu olaya şahit olduğuna ancak sanık … ‘nin olayın Aliağa ilçesinde gerçekleştiğini ifade etmesi nedeniyle kendisinin de o şekilde beyanda bulunduğunu söylediği anlaşılmıştır.
Tüm dava dosyası kapsamı, kamera görüntüleri izleme tutanağı, tanıklar C.A, C.G., N.A.,A.A.’nın beyanları, ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı içeriğine göre, sanık …’ın başından itibaren diğer sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde iftira kastı ile hareket ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi gereğince müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve sanığın atılı suçu işlemediğine, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin tam olarak değerlendirilmediğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece ”Sanıkların soruşturma aşamasında katılanın sanığın Aliağa’daki evine geldiğini ve kurguladıkları olayı birbirleri ile uyumlu olacak şekilde en ince ayrıntısına kadar anlatmaları, katılanın olay günü hiç Aliağa’ya gelmediğinin tespit edilmesi üzerine bu defa katılanın sanık …’yi Menemen’de yolda gördüğünü beyan ederek yeni bir kurgu oluşturmaları, sanık …’nin beyanlarının doğruluğunun teyit edilmesi amacıyla kendisini her iki kolunda parmak izi şeklinde hiperemik alanlar ve ekimozların mevcut olacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralaması nedeniyle sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, katılanın hakkındaki şikayet nedeniyle 02/05/2011 tarihi saat 23:30 ila 03/05/2011 tarihi saat 17:45 arasında gözaltında kalması nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak sanıkların alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile cezalandırılmalarına” karar verildiği, teşdit gerekçelerinin dava dosyası kapsamına uygun ve somut olgulara dayandırıldığı anlaşılmıştır.

Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunduğu, cezaların 1 yılın üzerinde olduğu değerlendirildiğinde, erteleme, seçenek yaptırımlara çevrilme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması yönünden yasal imkansızlık bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığın açıklanan nedenlerle, ceza miktarının fahiş olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden,
Sanık müdafii tarafından yargılama sırasında ve temyiz dilekçesinde sanığın cezai ehliyeti olmadığı ve tam teşekküllü hastaneden rapor alınması gerektiği hususu ileri sürülmüştür.
Gerekçeli karar incelendiğinde, mahkeme tarafından tek psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen rapor ve mahkeme gözlemi ile yetinmek suretiyle sanığın cezai ehliyetinin bulunduğu kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda, sanığın önceki raporları ve tedavi evrakları ile birlikte değerlendirme yapılmak üzere Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden, tam teşekküllü Devlet Hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumundan heyet raporu alınarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, gerekçede belirtilen eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, ek Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.