Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1038 E. 2023/6408 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1038
KARAR NO : 2023/6408
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/343 E., 2016/94 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, hakaret, 6136 sayılı kanuna aykırı şekilde yasak silah bulundurma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, iletiyle zincirleme hakaret, 6136 Sayılı Kanuna aykırı yasak silah taşımak” suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli, 2014/343 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iletiyle zincirleme hakaret suçundan, 2 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, silahla tehdit suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6136 Sayılı Kanun’a aykırı yasak silah taşıma suçundan 10 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına 11 ay 20 gün hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2020/3419 Esas, 2022/18883 Karar sayılı kararı ile ”Müştekinin yokluğunda verilen kararın, usulüne uygun tebliğ edilmediği ” gerekçesi ile tevdii karar verilmiştir.
4. Tevdii kararı üzerine eksiklik giderilerek dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üst yazısı ile dairemize incelenmek üzere yeniden tevzi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri,
1. Atılı suçları işlemeyen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Aksi kanaat halinde sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; mağdurun eski eşi olan sanığın mağdurun başka birisi ile sözlendiğini öğrenince, mağdura hakaret içerikli mesajlar gönderdiği, olay günü de ruhsatsız silahını mağdurun başına doğrultarak 2 saat süre ile mağduru rehin tutmak suretiyle hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
2. İhbar üzerine olay yerine gidilerek sanığa kimliği sorulduğunda, çıkardığı silahı yanındaki müştekinin başına doğrulttuğuna, yaklaşmayın onu da kendimi de vururum dediğine, sanığın yaklaşık 2 saat sonra ikna olduğuna ve silahın içinde mermi bulunduğuna dair tutanak dosyada mevcuttur.
3.Suça konu silahın, 6136 Sayılı Kanun kapsamında yarı otomatik tabanca olduğu, atışa engel mekanik bir arızasının olmadığı, gönderilen çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı kriminal rapor ile tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular, mağdurun istikrarlı beyanları, bu beyanları doğrular nitelikteki olay tutanağı ve kriminal rapor itibari ile, sanığın, mağdurun boşandığı eşi olduğu, boşanmalarına rağmen sanığın mağduru rahatsız ettiği, mağdurun başka biriyle birlikte olduğunu öğrenen sanığın, mağdura hakaret içerikli mesajlar göndermeye başladığı, olay tarihinde de mağdurun diş tedavisi için gittiği hastaneye giderek mağduru hastanenin bahçesine çağırdığı, burada mağdura “son kararını ver bugün benimle ya birleşirsin ya da seni de kendimi de öldürürüm “dediği, durumdan şüphelenen mağdurun zaman kazanmak için lavaboya gitme bahanesi ile izin istediği ve rastladığı kişilere eski eşinin kendisini tehdit ettiğini, polisi aramalarını söylediği, mağdurun lavabodan çıkmasından 15-20 dakika sonra jandarmanın geldiği, jandarmanın sanığa yaklaşarak kimlik sorması üzerine, sanığın aniden yanında bulunan poşet içindeki ruhsatsız olup kriminal rapor ile 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirlenen tabancayı çekerek mağdurun başına doğrulttuğu ve “seni de kendimi de öldürürüm “demek suretiyle tehdit ettiği, bu şekilde 2 saat süre ile mağduru rehin tuttuğu, akabinde jandarma ve olay yerine gelen psikoloğun iknaları neticesinde mağduru serbest bıraktığı olayda;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu ve sanığın da mahkemede, kendisine okunan mağdur beyanına itiraz etmeyerek, şikayetten vazgeçmeyi zımnen kabul ettiği gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre sanık hakkında düşme kararının verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur
2. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Silahla Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’ un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, “Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden bölünerek, aynı fiilden dolayı ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacak olup;
a. Somut olayda, sanığın eyleminin, kül halinde silahla, cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, mağdura yönelik tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince tek bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması,
b. Boşanmalarına rağmen mağdura hakaret ve tehdit içerikli mesajlar göndererek ilk haksızlık teşkil eden eylemin sanık tarafından yapılmış olması ve yine evlilik birlikteliklerinin sona ermesi nedeni ile mağdurun sanığa karşı sadakat yükümlülüğünün bulunmaması hususları dikkate alınarak, mağdurdan sanığa yönelen haksızlık teşkil edecek söz ya da davranışın ne olduğunun denetime olanak verecek şekilde gerekçede tartışılmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Aykırı Yasak Silah Bulundurma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Suç tarihi, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri yargılama usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde A-1 bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli, 2014/343 E. 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, sanık hakkındaki hakaret suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Silahla Tehdit, 6136 Sayılı Kanuna Aykırı Şekilde Yasak Silah Bulundurma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde A-2,3 bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli, 2014/343 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygıun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.