Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1124 E. 2023/4809 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1124
KARAR NO : 2023/4809
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/467 E., 2022/330 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.03.2012 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 2. Çocuk Mahkemesi’nin 21.02.2013 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan hükmolunan 1 ay 20 gün hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 18.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Bursa 2. Çocuk Mahkemesi’nin, 02.06.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm açıklanarak, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 15.09.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Bursa 2. Çocuk Mahkemesi’nin, 17.06.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; 15 yaşından küçük olan mağdurenin herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın velayeti altında bulunduğu anne-babasının yanından ayrılarak, erkek arkadaşı olan suça sürüklenen çocuk ile olay günü 14:00’da dışarda buluşup bir müddet gezdikten sonra, suça sürüklenen çocuğun evine giderek gece vaktine kadar burada kaldıkları, mağdurenin annesinin Emniyet birimine giderek durumu bildirmesi üzerine polis ekibinin suça sürüklenen çocuğa telefonla ulaştıktan sonra mağdurenin şahsına zarar verilmeksizin evine döndüğü, iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin aşamalarda değişmeyen anlatımını destekleyen suça sürüklenen çocuğun savunmasına göre; aralarında gönül ilişkisi bulunduğu ve olay günü dışarda buluşup bir müddet gezdikten sonra, suça sürüklenen çocuğun evine giderek gece vaktine kadar burada kaldıklarının tespiti karşısında; suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik eylemini, cinsel amaçla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, Mahkeme’nin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname’de bu hususta (2) numaralı paragraftaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Mağdurenin herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın velayeti altında bulunduğu anne-babasının yanından ayrılarak, erkek arkadaşı olan suça sürüklenen çocuk ile olay günü 14:00’da dışarda buluşup bir müddet gezdikten sonra, suça sürüklenen çocuğun evine giderek gece vaktine kadar burada kaldıkları, mağdurenin annesinin Emniyet birimine aynı gün giderek saat 20:30 sıralarında durumu bildirmesi üzerine Polis ekibinin suça sürüklenen çocuğa telefonla ulaştıktan sonra mağdurenin şahsına zarar verilmeksizin evine döndüğünün sabit olması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen ”soruşturmaya başlanmadan önce serbest bırakma” şartının gerçekleşmediği halde 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Mağdurenin anlatımını doğrulayan Olay Tutanağı ve suça sürüklenen çocuğun ikrar içerikli savunması karşısında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5. Suça sürüklenen çocuk hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezasının 1.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak belirlenmesi, isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 2. Çocuk Mahkemesi’nin, 17.06.2022 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (8) numaralı paragrafın çıkartılarak, yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle suça sürüklenen çocuğun cezasının 1.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.