Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/1329 E. 2023/4546 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1329
KARAR NO : 2023/4546
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pazar Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları ve üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 110 uncu maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 110 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte mağduru cebir ve tehdit kullanmak suretiyle hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun olay tarihinde kolluğa müracaatında, bir süre arkadaşlık yaptığı sanık …’nın gazinoda kendisine masalara oturmasını söylediğini, kabul etmeyince kendisini tokatlamaya başladığını, kaçmaya çalıştığı sırada elini ağzıyla kapatarak tekrar işyeri içerisine aldığını, sonra dışarı çıkartarak bir kamyonetin arkasına oturttuğunu, direksiyonda bulunan diğer sanık …’ın aracı kullandığını, bir kilometre kadar Ayder yoluna gittikten sonra sanık …’nın kendisini “buradan gideceksin seni öldürürüm” diye tehdit etmesinin akabinde Pazar emniyeti görüp inmek istediğinde sanık …’nın kendisini tekrar tuttuğunu ve Ardeşen’e götürüp Fırtına Köprüsü girişinde bıraktıklarını, taksi ile Ardeşen emniyetine giderek şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
3. Pazar Devlet Hastanesinin 22.06.2010 tarihli raporu ile başının arka kısmında, sağ dirsekte, sol kolda dirsekte 6-7 cm üstünde, sağ el bileğinde, sırtında 9-10 kaburga bölgesinde, sol ayak bileğinde ve sağ gözünde darp cebir izine bağlı cilt sıyrıkları ve morlukların mevcut olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile düzelebilir olduğu belirlenmiştir.
4. Gazinoda çalışan şahısların tanık olarak alınan beyanları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun olayla ilgili kolluğa yaptığı müracaattaki anlatımı ve bu anlatımı destekleyen doktor raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun eski sevgilisi olan sanıkla aralarında meydana gelen tartışma sırasında işyerini terk etmek istediği halde sanığın kolundan çekerek mağduru darp ettiği, akabinde temyiz dışı sanık …’ın sürücülüğündeki kamyonete bindirdiği, mağdurun Pazar emniyetini görüp inmek istediği sırada izin vermediği, Ardeşen ilçesinde Fırtına Köprüsü girişinde indirdikleri ve bu şekilde gerçekleşen eylemin atılı suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.