YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/135
KARAR NO : 2023/2433
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, kasten yaralama suçundan aynı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle davalar açılmıştır.
2. Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi,
1. Atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin dolduğuna,
2. Mağdur ile tanık beyanları arasında çelişki bulunduğuna,
3. Sanık …’ın suçsuz olup, somut delil bulunmaksızın hakkında mahkumiyet kararı verildiğine,
4. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
5. Etkin pişmanlık hükümleri uyarınca daha fazla indirim yapılması gerektiğine,
6. Sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına,
7. Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine,
Ve somut bir sebebe dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in kızı A.’nın mağdurun ağabeyi K. ile kaçmaları üzerine, sanıkların mağdurun kardeşi K.’nın yerini öğrenmek için mağduru alıkoymaları ve darp ettikten sonra bırakmalarına ilişkindir.
2. Bismil Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.09.2013 tarihli raporda, mağdurdaki mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu bildirilmiştir.
3. Kolluk tarafından düzenlenen 10.06.2014 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Kayden 08.05.1996 doğumlu olup, olay tarihi itibarıyla çocuk yaşta olan mağdura yönelik gerçekleştirilen eylem yönünden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin uygulanmaması ve buna göre sanıkların üzerlerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemeleri karşısında, aynı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel cezalar belirlenirken, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve (f) bendindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve eylem sırasında mağdurun şahsına zarar verilmesi hususu dikkate alındığında, şartları oluşmadığı halde sanıkların cezalarında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kabule göre de; sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri gereği indirim yapıldığı sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi, karar yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
1. 5237 sayılı Kanun’un dava zamanaşımı sürelerini düzenleyen, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, sanıklar müdafiinin atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mağdurun sanık …’e yönelik aşamalardaki istikrarlı beyanları, annesi H.K.’ın ifadesi, tanık H.E.’in mağduru doğrular nitelikteki ifadesi ve 10.06.2014 tarihli tutanak içeriği gözetildiğinde, sanık … müdafiinin müvekkilinin suçsuz olduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3. Mağdur tarafından sanıklara karşı gerçekleştirilmiş haksız bir fiil bulunmaması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli kararında sanıklar müdafiinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.