YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/164
KARAR NO : 2023/4643
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun suçundan beraatine karar verilmiştir.
3.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
4.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli kararı ile sanığın cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz istemi, suç kastının olmadığına yöneliktir.
2.Katılan vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ve cezada indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın kardeşiyle boşanma aşamasında olan katılan ile arabasında buluştuktan sonra, katılanı yol kenarında indirip darp ettiği ve akabinde bıçak ile tehdit ederek tekrar araca bindirmesi ve evine götürürken katılanın uygulama yapan polislerden yardım istemesi üzerine olayın son bulduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın kardeşi ile boşanma aşamasında olan katılanla konuşmak istediğini söyleyerek buluştuğu, sanık ile katılanın, katılana ait araçta İpekyolu üzerinde seyir halinde iken sanığın katılanın sürücülüğünü yaptığı aracı durdurduğu ve katılanı araçtan indirip darp ettiği, akabinde bıçağı ile tehdit edip zorla araca bindirerek dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve katılanın boşanma aşamasında eşi olan tanık R.E.’yi evden aldırdıktan sonra yine korkutmak sureti ile konuşacağını söyleyerek kendi evi istikametine götürdüğü esnada, katılanın uygulama yapan polis ekiplerini gördüğü ve aracı yanlarında durdurup, hızlıca araçtan inerek polise sığındığı belirlenmiştir.
2.Katılanın alınan doktor raporunda darp cebir izine rastlandığı ve btm ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
3.Dava dosyası içerisinde yer alan 23.06.2012 tarihli tutanak içeriğine göre, katılanın uygulama yapan polislerin yanına araba ile gelip hızla inerek “beni dövüyor, kurtarın” dediği ve araç içerisinde sanığın bulunduğunun belirtildiği tespit edilmiştir.
4.Katılan beyanı, sanık savunması, katılana ait doktor raporu, olay tutanağı ve tüm dava dosyası kasamından sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmış olup mahkemenin kararında hukuka aykırılık tespit edilmemiş; sanığın suç kastı olmadığına yönelik; katılan vekilinin ise alt sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ve cezada indirim yapılmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin sair temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli kararında sanık ve katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz itirazı ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.