YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/205
KARAR NO : 2023/2598
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunumun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nm 12.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında temyiz dışı diğer suçlarla birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli kararı ile sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2018 tarihli ve 2015/9441 Esas, 201 8/4068 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükmün ise “… Yakınan …’nin yaşadığı eve gelip elindeki bıçağı tevcih ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/2 maddesinin yanı sıra 109/3-a maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile, 24.05.2018 tarihli bozma ilamına uyarak, sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/10389 Esas, 2022/6854 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükmün ise “… 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesinde ‘…Ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.’ biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, sanığa aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan Yasa maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararı ile, 11.05.2022 tarihli bozma ilamına uyarak, sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un l09 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi. 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve bıçağın suçta kullanılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, mağdurun evine habersizce girip, kesinleşen nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarını işlediği sırada cebirle ve kullandığı adli emanetin 2013/14112 sırasında kayıtlı bıçakla korkutarak ve eylemleri sonrasında evin kapısını kilitleyerek hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında olaydan hemen sonra aldırılan 29.06.2013 tarihli rapor ile İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 02.07.2013 tarihli 2013/10641 sayılı raporuna göre, mağdurun hayat fonksiyonlarına ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte kırık oluşturacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
3. Mağdur aşamalarda, rızası dışında evine giren sanığın, elinde bıçak olduğu halde, kendisini evin içinde sürükleyerek, darp ederek bir kısım eşya, para, altın ve araç anahtarını aldığını, 1.5 saat süren olay sonrasında, “10 dakika sonra geleceğim, emanetimi alacağım, senin canını alacağım.” diyerek ikamet kapısını kilitleyip çıktığını, kızının cep telefonu ile 112 acil servis hattını arayıp kurtarıldığını beyan etmiştir.
4. Tanık K.S., olay günü kendisini arayan sanığın, telefonda, kızını dostuyla yakaladığını ve her ikisini de öldürdüğünü söylediğini, kilitli kapıyı kırarak emniyet ekipleriyle birlikte kızını kurtardıklarını beyan etmiştir.
5. Tanık Y.Y., mağdurun hastaneye gidişinden sonra, sanık ile buluştuklarında, sanık tarafından mağdura ait telefonun kendisine verildiği sırada, emniyet ekiplerinin geldiğini beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında, eve anahtarla girdiğini, mağdurun cep telefonundaki mesajları merak ettiği için telefonunu aldığını, eşi ile tartışırken elinde bıçak olduğunu, gençliğin verdiği bir hata ile bu aşamaya geldiklerini beyan etmiştir.
7. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/10389 Esas, 2022/6854 Karar sayılı bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen mağdurun aşamalardaki beyanları, mağdurun beyanları ile uyumlu doktor raporları, sanığın tevil yollu ikrarları, tanık ifadeleri ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sürecindeki işlemleri usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ve bıçağın suçta kullanılmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.