Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/2562 E. 2023/8783 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2562
KARAR NO : 2023/8783
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/597 E., 2022/481 K.
SUÇ : Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddenin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
2.Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddenin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62, 50/1-a, 52/1-2-3-4, 54. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 7500,00 TL ve doğrudan verilen 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir.
3.Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8 Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli ve 2020/17162 Esas, 2022/10819 Karar sayılı kararı ile “…Cumhuriyet Savcılığının 09.11.2015 tarihli arama ve el koyma kararına istinaden sanığın evinde Cumhuriyet savcısı hazır bulunmadan kolluk güçlerince yapılan aramada ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması yerine sadece muhtar bulundurularak CMK’nın 119/4. maddesine aykırı davranıldığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38/2, 5271 sayılı CMK’nın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
a.Ele geçen suça konu silahın sanığın ikametinde bulunduğu eylemin 6136 sayılı Yasanın 13/3. madde ve fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeyerek sanığın 13/1. madde ve fıkrasından mahkumiyetine hükmedilmesi,
b.Hapis cezasının yanında hükmedilen adli para cezasının kanunda öngörülen alt sınırı 30 günden başladığı halde, sanığa 12 gün adli para cezası üzerinden ceza verilmesi suretiyle eksik ceza tayini;
c.Sanık hakkında hükmedilen 10 gün hapis cezasının günlüğü 25 TL’den hesaplanarak paraya çevrilmesi sonucu 2500 TL para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
d.Tabanca ve eklerinin müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin TCK’nın 54/4. maddesi yerine aynı Yasanın 54/1. maddesi yazılması,..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mersin 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca müsadereye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın suça konu tabancanın babasından kendisine kaldığını soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında kabul ettiği, bulundurulması bizatihi suç teşkil eden silahın ele geçirilmesinin delil niteliğinde olduğu ve bu delile dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay kolluk güçlerince 09.11.2015 tarihinde Turunçlu Mahallesi 78008 Sokak No: 30 sayılı yerde bulunan sanığa ait ikamette yapılan arama neticesinde 1 adet 9 mm çaplı tabanca, 2 adet şarjör ve 5 adet 9 mm çapında mermi ele geçirildiği, sanığın tabanca ve mermilerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, aldırılan ekspertiz raporunda 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak silahlardan ve atışa elverişli olduğunun rapor edildiği, bu haliyle sanığın ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanığın evinde Cumhuriyet savcısı hazır bulunmadan kolluk güçlerince yapılan aramada ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması yerine sadece muhtar bulundurularak 5271 sayılı Kanun’un 119 üncü maddenin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek verilerek beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.