YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2855
KARAR NO : 2023/8414
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/71 E., 2023/311 K.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma satın alma taşıma veya bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.12.2022 tarihli ilamıyla zorunlu müdafii atanmadan savunma hakkının kısıtlanması ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma satın alma taşıma veya bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi uyarınca bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın 16.03.2014 tarihinde eşi olan …’ı bıçaklayarak yaraladığı, yaralamada kullandığı bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu iddiasına ilişkindir.
2.Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 25.03.2014 tarihli raporunda; “tek ağızlı, sivri uçlu, her iki tarafında 6.3 cm uzunluğunda birer adet oluk bulunan 10 cm uzunluğunda namluya sahip, toplam uzunluğu 22 cm olan bıçağın 6136 sayılı Kanunun 4/1. maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan olduğu” tespit edilmiştir.
3.Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi 18.09.2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda “sanığın cezai ehliyetinin olmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrasından yararlanacağı ve aynı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince koruma ve tedavi kararı gerektiği” kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın eşi olan …’ı yaralarken kullandığı yasak niteliği haiz bıçağı izinsiz olarak satma satın alma taşıma veya bulundurma suçunu işlediği ancak sanığın akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış nitelikte olduğu Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşılmakla; mahkemece verilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığı ve bundan bahisle sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince kusurunun bulunmamasından dolayı hakkındaki suçtan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda bir hukuka aykırılık bulunmamış, ancak sanığın yargılama konusu eylemi için, bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma satın alma taşıma veya bulundurma suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.02.2015 tarihli sorgusu olup ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.