YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/309
KARAR NO : 2023/2958
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cide Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2012 tarihli ve 2012/216 Soruşturma, 2012/191 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında katılan Y.P.’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2012/103 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2012/103 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararının katılan … ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 2019/5254 Esas, 2022/2981 Karar sayılı kararı ile;
“Tüm dosya kapsamına göre, olay gecesi, sanık …’ın, akrabası olan ve çalıştığı işyerine ait konteynırda misafir olarak kalmalarına müsaade ettiği katılan …’ın, alkol aldıkları kahvehanede gayriresmi eşi … ile tartışmalarına müdahalesi üzerine, katılanın konteynır anahtarını sanık …’ın üzerine fırlattığı ve akabinde mağdur … ile birlikte tekrar şantiyedeki konteynıra gidip camdan içeri girdiği sırada bu durumu arkalarından gelen sanık … ile arkadaşı olan diğer sanık …’un gördüğü, sanık …’ın konteynırın kapısını anahtarla açarak içeri girip, sanık … ile birlikte katılanın ellerini arkadan tutup yere yatırdığı ve sopa, tekme ve yumruklarla katılanı darp ettikleri, ardından sanık …’ın, katılanın cebindeki telefonun içerisinden sim kartını alıp “yarım saat bir saat arayla sizi kontrole geleceğim, buradan kalkarsan seni keserim, öldürürüm” şeklinde tehditte bulunduktan sonra her iki sanığın da konteynırdan ayrılmalarının akabinde mağdurların, alıkonuldukları yerden dışarı çıkmalarını engelleyen herhangi bir müdahale ile karşılaşmaksızın akrabalarına gidip yardım istedikleri dikkate alındığında mağdurları henüz soruşturma başlamadan güvenli bir yer olan şantiye içerisindeki konteynırda bırakarak olay yerinden ayrılan sanıklar hakkında TCK’nın 110. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Koşulları oluştuğu halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
2. Suçun hukuki nitelendirmesinde hataya düşüldüğüne,
3. Bıçağın suçta nasıl kullanıldığı ve diğer sanık …’in suça nasıl iştirak ettiği açıklanmadan suçun nitelikli halleri oluştuğundan bahisle artırım uygulandığına,
4. Ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanık … ile birlikte katılan …’i hürriyetinden alıkoydukları iddiasına ilişkindir.
2. a) Katılan … aşamalarda, birlikte yaşadığı … ile birlikte … Köyüne gidip halasının oğlu olan sanık …’a ait konteynırda kalmaya başladıklarını, olay gecesi aralarında geçen bir tartışma nedeniyle sanık … ve arkadaşı olan diğer sanık …’in konteynıra gelip ellerini arkadan tutarak kendisini yere yatırdıklarını ve odun ile darp etmeye başladıklarını, …’nin kendisini kurtarmak istedikleri sırada ona da saldırdıklarını, sanık …’in kendisinin üzerindeyken sanık …’ın üzerindeki telefonunun hattını çıkarıp aldığını, bıçağı doğrultup “yarım saat bir saat arayla sizi kontrole geleceğim, buradan kalkarsan seni Allah’ıma kitabıma keserim, öldürürüm” şeklinde tehdit ettiğini ve yarım saat sonra her iki sanığın gittiklerini, sanıklar gittikten sonra … ile birlikte … Köyünde ikamet eden dedesinin evine gittiğini ve oradan jandarmaya haber verdiğini ifade etmiştir.
b) Mağdur …’nin beyanlarının sanık …’i doğrular nitelikte olduğu belirlenmiştir.
3. 27.11.2011 tarihinde saat 23.30 sıralarında 156 Jandarma ihbar hattına sanık … ve temyiz dışı sanık … hakkında isnat edilen suçlamalar ile ihbarın yapıldığına ilişkin 28.11.2011 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
4. 28.11.2011 tarihli muhafaza alma tutanağı ile sanık …’ın yapılan üst aramasında kemerine takılı vaziyette bir adet bıçağın ele geçirildiği belirlenmiştir.
5. Cide Devlet Hastanesinin 28.11.2011 tarihli raporu ile katılan …’in sağ el üzerinde ve başparmak üzerinde yüzeysel sıyrıklar, sol el üzerinde hafif şişlik ve kafa occipital bölgede şişlik mevcut olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Suçun Hukuki Nitelendirmesine ve Nitelikli Hallerine Yönelik;
Katılan …’in aşamalarda ve mağdur … tarafından da doğrulanan beyanlarına göre sanık … ve arkadaşı olan diğer sanık …’in konteynıra gelip ellerini arkadan tutarak kendisini yere yatırdıkları ve odun ile darp ettiklerini, bir süre sonra kendisini kaldırıp yatağa yatırdıkları ve kalkmaması için sanık …’ın elindeki bıçağı gösterip iki saatte bir gelip kendisini kontrol edeceklerini söyleyerek bir yere gitmemesi konusunda öldürmekle tehdit ettiği ve jandarmayı aramaması için üzerindeki telefonun içerisindeki hattı çıkartıp aldığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğuna ilişkin ve bu suçun da silahtan sayılan bıçak ve temyiz dışı sanık … ile birlikte işlendiğinden aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanması suretiyle temel cezadan artırım yapılmasında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Etkin Pişmanlık Hükümlerine Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un “Etkin pişmanlık” başlıklı 110 uncu maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Bozma sonrası Mahkemece, bozmaya uyularak 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılarak sanıkların katılana karşı kasten yaralama eyleminde bulunması ile şahsına zarar vermesi ve bizatihi katılanı serbest bırakmaması nedeniyle şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine göre, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
B. Diğer Yönlerden;
1. Katılan ve mağdurun aşamalarda birbirini doğrulayan beyanları, doktor raporları, kolluk tutanakları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte katılana yönelik ellerini arkadan tutarak darp etmek, rızası dışında zorla yatağa yatırıp elindeki bıçağı göstererek bulunduğu yerden ayrılmaması konusunda ölümle tehdit etmek suretiyle katılanı hürriyetinden alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.