YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/335
KARAR NO : 2023/2187
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Müessir fiil, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Memnu hakların iadesine ilişkin talebin reddi
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.1995 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında adam öldürme suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) iki kez 448 inci maddesi, 62 nci maddesi, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 765 sayılı Kanun’un 71 inci, 75 inci, 31 inci, 33 üncü, 36 ncı ve 40 ıncı maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.1996 tarihli kararı ile,
a. Hükümlü hakkında adam öldürme suçundan, 765 sayılı Kanun’un 448 inci maddesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesi, 31 inci maddesi, 33 üncü maddesi uyarınca 10 sene ağır hapis cezası ile hükümlülüğüne, müebbeden hidamatı ammeden memnuiyetine, ceza müddetince kanuni mahçuriye halinde bulundurulmasına, 2918 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi uyarınca ehliyetinin müebbeden geri alınmasına,
b. Hükümlü hakkında müessir fiil suçundan 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin birinci fıkrası, 457 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile hükümlülüğüne, ehliyetinin 3 ay süre ile geri alınmasına,
c. Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 250.000,00 lira adli para cezası ile hükümlülüğüne, ehliyetinin 3 ay süre ile muvakkaten geri alınmasına karar verilmiştir.
3. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.1996 tarihli kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.02.1997 tarihli ve 1996/3916 Esas, 1997/365 Karar sayılı kararı ile;
”…a- Sanığın sürücü belgesinin onaylanmış sureti getirtildikten sonra bu hususta bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Kabul ve uygulamaya göre, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4199 sayılı yasa ile yapılan değişiklik dikkate alınarak 2918 sayılı yasanın 41/E ve 119. maddesinin birinci fıkrası gereğince sürücü belgesinin TCK.nun 448. Maddesi delaletiyle süresiz geri alınamayacağı, ancak 119/2. Madde gereğince ceza süresini geçmemek üzere geri alınabileceği cihetle bu suçtan sürücü belgesinin devamlı geri alınmasına karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.1997 tarihli kararı ile,
a. Hükümlü hakkında adam öldürme suçundan, 765 sayılı Kanun’un 448 inci maddesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesi, 33 üncü maddesi uyarınca 10 sene ağır hapis cezası ile tecziyesine, müebbeden amme hizmetlerinden mahrumiyetine, ağır hapis cezası müddetince kanuni mahçuriye altında bulundurulmasına,
b. Hükümlü hakkında müessir fiil suçundan 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin birinci fıkrası, 457 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile tecziyesine,
c. Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 250.000 lira ağır para cezası ile tecziyesine, adli emanetin 1995/700 sırasında kayıtlı tabanca ve eklerinin müsaderesine karar verilmiş, ilgili kararın Hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.11.1997 tarihli onama kararıyla hükümler kesinleşmiştir.
5. Hükümlü müdafiinin 11.10.2010 tarihli dilekçesi ile memnu hakların iadesi talebine ilişkin olarak Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2010 tarihli kararı ile, hükümlünün talebinin kabulüyle, memnu hakların iadesine karar verilmiştir.
6. Hükümlü müdafiinin 26.12.2022 tarihli dilekçesi ile, hükümlü hakkında yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerle ilgili de memnu hakların iadesinin talep edilmesi üzerine, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi 28.12.2022 tarihli kararıyla, yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçları yönünden şartları oluşmadığından bahisle memnu hakların iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü müdafiinin temyiz isteği;
Kamu haklarının iadesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun (5352 sayılı Kanun) 13/A maddesinde aranan şartların hükümlü yönünden oluştuğuna, yasaklılık kararının kaldırılarak yasaklanmış haklarının geri verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13 üncü maddenin (A) bendinde, 5237 sayılı Kanun dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir. Anılan kanun maddesinde açıklanan süreler geçtikten sonra talepte bulunan iyi halli hükümlünün memnu haklarının iade edildiğinin bir kararla tespit edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Somut olay incelendiğinde, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.1997 tarihli kararıyla, hükümlü hakkında adam öldürme suçundan tayin olunan 10 sene ağır hapis cezasına bağlı olarak 765 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi uyarınca müebbeden amme hizmetlerinden mahrumiyetine ve aynı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca da ağır hapis cezası müddetince kanuni mahrumiyet altında bulundurulmasına karar verilmiştir.
Bu kararın infazından sonra, hükümlü müdafinin 11.10.2010 tarihli dilekçe ile, hükümlünün memnu haklarının iadesi talebinde bulunması üzerine, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi 14.10.2010 tarihli kararıyla, hükümlünün talebi kabul edilerek, adam öldürme suçundan verilen ağır hapis cezasına bağlı olarak yasaklanan hakların iadesine karar verilmiştir.
Her ne kadar hükümlü müdafii tarafından sunulan 26.12.2022 tarihli dilekçe ile yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerle ilgili memnu hakların iadesi talebi Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararıyla, şartları oluşmadığından bahisle reddedilmiş ise de, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.1997 tarihli kararı incelendiğinde, hükümlü hakkında atılı müessir fiil ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine bağlı olarak herhangi bir hak mahrumiyetine karar verilmediği, hak mahrumiyetlerinin adam öldürme suçundan tayin olunan ağır hapis cezasının sonucu olarak hükme bağlandığı ve bu kararla ilgili de daha önce memnu hakların iadesine karar verildiği anlaşılmakla, sonuç olarak Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ek kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.