YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/368
KARAR NO : 2023/1892
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı, kasten yaralama suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı, cinsel saldırı suçundan hükmolunan ” düşme” kararı istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılanla karşı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.08.2012 tarihli ve 2012/2484 iddianame numarasi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 102 inci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.02.2012 tarihli ve 2012/1268 iddianame numarasi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunu’nu 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. İstanbul 6 Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında
1. Katılan karşı cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5271sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine,
2. Katılana karşı kasten yaralam suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası (a) bendi aynı Kanun’un 53 üncü maddesini birinciıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
3. Katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları (e) bendi ve beşinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 24.01.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı, kasten yaralama suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, mağdur vekili, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Mor Çatı Kadın Sığınma Derneği, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hüküme yönelik temyiz istemi; suçun unsurlarının oluştuğuna şikayetin süresinde olduğuna mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirir bir sebep olmadığına ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanıklar müdafiinin sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi;
Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil elde edilmediğine, soyut iddialar olduğuna tanık beyanlarının değerlendirilmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel saldırı suçunu kabul etmemekle süreyle sınırlı olduğuna ayrı suç oluşturmayacağına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğine ve cinsel saldırı suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. Olay, katılanın ile sanığın evli oldukları, sanığın evlilik sürecinde katılana şiddet uyguladığı ve katılanı sahibi olduğu köpekle cinsel ilişkiye girmesini sağladığı ve cinsel amaçla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 18.07.2006 tarihli raporunda: sag ön kolda bilek arkasında 3×0,5 cm lik, ön kol arka lateralde 1.5 cm lik ve 1 cm çapta 2 adet (sigara söndürmeye bağlı), arka ön bölümde 3×0.5 cm lik 1 adet, sol el küçük parmak kökünde şahsın daha önce kırılma olduğunu söylediği 2 cm’ lik şişlik, sağ göz altında hafif morluk, sol mandibula köşesinde 1.5 cm uzunluğunda yatay seyirli cilt renginde , ciltten hafif çökük kesi nedvesi, sağ diz arka 3×2 cm lik ekimoz, sol kol arkada 4 cm çaplı eski yaraya bağlı olduğunu söylediği koyu kırmızı nedve alanı olduğu,her iki ayak bileği etrafında 4×2 cm lik eski nedve olduğu, sağ ayak üst kısımda eski nedve (sigara söndürmeye bağlı) tespit edildiği, himen muayenesinde; himen zarının tamamen silinmiş olduğu, bakire olmadığı, anal muayenede; saat kadranına göre 12 hizasında sedefi renkte, eski nedvenin anal mukozaya doğru uzandığının görüldü, şahsın psikiyatrik muayenesinin gerektiği,
3. Sportemed ortopedik ve sportif rehabilitasyon merkezinin 15.01.2007 tarihli raporunda:13.07.2006 tarhinde kliniğe getirilen Muazzez Ersoy’un sol ayak muayenesinde röntgen filminde fraktür şüphesi ile ortopedist konsultasyonu istendiği, konsultasyon sonrası ağrı, şiş şikayetlerinin geriletilmesi ve eklem fonksiyonlarının normale döndürülmesi amacıyla fizik tedavi ve rehabilitasyon önerildiği,
4. Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 11.11.2015 tarihli raporunda sol ayak bileği ve sol ayak A-P oblik grafilerinde; kalkanesuta eski fraktüre sekonder yükseklik kaybı izlendiği, parçalı fraktürler mevcut olup hastanın ayak bileği dorsfleksiyonunda kısıtlılık görüldüğü,
5. İstanbul Adli Tıp Kurumunun 2. İhtisas Kurulunca 09.03.2016 tarihli raporu ile katılanda mevcut yaralanmalara ilişkin ayrıntılı rapor tanzim edildiği,
anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama ve cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümler yönünden
1. Kasten yaralama suçu yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Cinsel saldırı suçu yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan “düşme” kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık hakkında katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A.1) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar hakkında katılana karşı cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A.2) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar hakkında katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 24.01.2018 tarihli kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.