Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/373 E. 2023/2156 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/373
KARAR NO : 2023/2156
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarih, 2022/3185 Esas ve 2022/18401 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarih ve KD-2022/69402 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2023 tarihli sanığın lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarih ve KD-2022/69402 sayılı itirazı “İtiraz konusu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadeye ilişkin infaz hakimliği kararının ihtar şerhini içerir şekilde usulüne uygun tebliğ edilmemesinden dolayı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Samsun İnfaz Hakimliğinin 09/09/2014 tarihli ve 2014/421 esas, 2014/436 sayılı kararında ‘kararın tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine’ dair ihtar şerhinin bulunmamasına ve bu nedenle denetimli serbestlik dosyası içeriği itibari ile de sanığın bilinen en son adresinin ‘…’ adresi olmasından dolayı bu adrese Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesine göre Samsun İnfaz Hakimliğinin 09/09/2014 tarihli ve 2014/421 esas, 2014/436 sayılı kararının ‘kararın tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine’ dair ihtar şerhini içeren normal tebligat çıkarılması gerekmesine karşın, sanığın bahse konu bilinen en son adresine tebligat çıkartılmadan doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre mernis adresi olan ‘…’ adresine ‘kararın tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine’ dair ihtar şerhi içermeyen tebligat çıkartıldığı ve 29/09/2014 tarihinde yapılan tebliğ işlemine istinaden sanığın tebliğ tarihinden itibaren iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet savcılığına teslim olmadığından bahisle hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, bu şekilde yapılan tebliğ işlemi usul ve yasa hükümlerine aykırı olup sanığın denetimli serbestlik tedbirini ihlali nedeniyle Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadesine ilişkin Samsun İnfaz Hakimliğinin 09.09.2014 tarih ve 2014/421 esas, 2014/436 karar sayılı kararının, tebliğ tarihinden itibaren iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet savcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin şerhi içerir şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 292/1. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırıdır” şeklindedir.

II. GEREKÇE
Sanığın savunmasında kapalıya iadesine ilişkin tebligatı aldığına, ancak eşinin cezaevinde olması nedeniyle karara uymadığına, tebligatlara ailevi sorunları nedeniyle uymadığını, kapalı cezaevine teslim olması gerektiğini bildiğine (24.06.2016 tarihli dilekçesinde) ilişkin savunması ile muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması hâlinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olduğuna, öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkartılmasının gerekmediğine dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı 2019/2 Esas, 2020/3 Karar, 20.11.2020 tarihli kararına göre; denetimli serbestlik müdürlüğünce sanığın nüfus kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılmadan doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat çıkartılmasında usulsüzlük bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarih ve 2022/3185 Esas, 2022/18401 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava
dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.