Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/407 E. 2023/3004 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/407
KARAR NO : 2023/3004
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 05.07.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 37 nci maddesi delaletiyle aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz üzerine kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve şayet ceza verilecek ise aynı Kanun’un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1-Dava konusu olay, aralarındaki boşanma davası nedeniyle bir süredir ayrı yaşayan temyiz dışı sanık … ile eşi katılan …’i barıştırmak amacıyla evine giden kayınvalidesi temyiz dışı sanık … ile … tarafından, katılanın, sanığın kullandığı araca zorla bindirilerek Kozan’dan Adana’ya götürüldüğü, katılanın ikna olmaması üzerine ertesi gün Kozan’a geri dönerek birlikte Polis Merkezi’ne gittikleri iddiasına ilişkindir.
2-Sanık tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, dosyada katılanın zorla götürüldüğüne ilişkin babası … tarafından 02.05.2011 tarihinde Polis Merkezine müracaat edilmesi üzerine soruşturmanın başladığının anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığından sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka uygun bulunmamıştır.
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın, temyiz dışı sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdiği eylemin temyiz dışı sanık …’nın eşine yönelik olması nedeniyle tayin edilen temel cezada, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.