Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/437 E. 2023/2203 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/437
KARAR NO : 2023/2203
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.05.2007 tarihli iddianamesi ile sanık … ve diğer sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2009 tarihli kararı ile sanık … ile diğer sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un

109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2009 tarihli kararının sanıklar … ve … ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (14). Ceza Dairesinin 04.06.2014 tarihli ve 2012/10388 Esas, 2014/7507 Karar sayılı kararı ile “…Sanık …’ın CMK.nın 147 ve 191. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak sorgusu yapılmadan, hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … ile sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, suçun birlikte işlenmesi nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin,…” bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık … ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli kararı sanıklar … ve … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/7797 Esas, 2020/9929 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkındaki kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve sanık … hakkında kurulan hükmün; “…Hüküm tarihinde başka suçtan Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunup kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; müşteki ile duruşmada yüzleştirilme yapılmasını istediği halde yapılmadığına, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunmamasına karşın duruşmadan vareste tutulma isteğinin yazıldığına, kararın yüzüne okunmadan son savunma hakkının kısıtlandığına, müşteki duruşmada dinlenmeyerek olay yeterince aydınlatılmadan eski sabıka kaydından dolayı mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in, hakkındaki karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen diğer sanık … ile birlikte mağduru zorla, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’ın … İşhanının bodrum katındaki işyerine götürüp darp ettikleri ve müştekinin hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkindir.

2. Uşak Devlet Hastanesinin 01.12.2006 tarihli adli raporunda; müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
3. Kolluk görevlilerince hazırlanan 01.12.2006 tarihli olay ve yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.
4. Tanık Y.K. aşamalardaki beyanında özetle; olay tarihinde başka bir adli soruşturma için … Mahallesi … İş Hanı bodrum katında ekip olarak görevlerini ifa ettikleri esnada … isimli işyerinden bir kavga ve gürültü sesi duyduğunu, iş yerinin giriş kısmına girdiklerini, sanıklardan … ‘in kızı olduğunu bildiği ve ayrıca sekreterliğini yapan kişiye ne olduğunu ve babasını sorduklarını, babasının arka odada olduğunu söylediğini, o odaya girdiklerinde mağdur ve üç sanığın da arka odada olduğunu, mağdurun kaşından kan geldiğini, dudağının patlamış olduğunu, üstü başının perişan halde olduğunu,kendilerine mağdurun önce merdivenlerden düştüğünü söylediğini odaya girdiklerinde polislerin sesini duymuş olabileceklerinden her üçünün de oturur vaziyette olduğunu, mağdurun yapılan sorgusunda ise kendisini zorla götürdüklerini ve dövdüklerini söylediğini belirttiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre müştekinin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’ ın kızını internet üzerinden rahatsız ettiğini düşünen sanık … ve diğer sanık …’ ın olay tarihinde müştekiyi zorla, sanık …’ ın işyerine götürdükleri ve darp ederek alıkoydukları sırada başka bir ihbar nedeniyle olay yerine gelen polislerin kavga ve gürültü sesini duyunca belirtilen işyerine geçtikleri, müştekinin dudağının patlamış, başında kanlı vaziyette olduğunu gördükleri, müştekiyi alarak hastaneye götürdükleri olayda, müştekinin ve tanık Y.K.’ nın aşamalardaki beyanları, müştekinin adli raporu, 01.12.2006 tarihli olay ve yakalama tutanağı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanığın, müşteki duruşmada dinlenmeyerek olay yeterince aydınlatılmadan eski sabıka kaydından dolayı mahkumiyet kararı verildiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına yönelik temyiz isteği yönünden; sanığın bozma sonrası 05.11.2020 tarihli celsede usulüne uygun olarak savunmasının alındığı ve duruşmadan vareste tutulmak istediğine ilişkin beyanda bulunduğunun duruşma tutanağına yazıldığı anlaşıldığından mahkeme kararında bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.