YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/483
KARAR NO : 2023/2531
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Fuhuşa Aracılık Etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin ise sanık müdafiinin yüzüne karşı usulüne uygun tefhim edilmesinden sonra sanık müdafii tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı gibi, sanığın da 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 02.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı,
Hususları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014/5614 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a,b) bentleri, 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli, 2014/239 E. 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a, b) bentleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, fuhuşa aracılık etme suçundan, 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,58 inci madde uyarınca sanık …’in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 54 üncü madde uyarınca suçta kullanılan biber gazının müsaderesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık … tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2020/3424 Esas, 2022/18596 Karar sayılı kararı ile ”Müşteki Birgül Yaşar’ın yokluğunda verilen kararın, usulüne uygun tebliğ edilmediği ” gerekçesi ile tevdii karar verilmiştir.
4. Tevdii kararı üzerine eksiklik giderilerek dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üst yazısı ile dairemize incelenmek üzere yeniden tevzi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinintemyiz sebepleri
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine
2. Aksi kanaat halinde dahi verilen ceza miktarının fazla olduğuna
3. Sanıklar hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafinintemyiz sebepleri
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine
2. Aksi kanaat halinde dahi verilen ceza miktarının fazla olduğuna
3. Sanıklar hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanıkların, müştekiyi alıkoyarak zorla fuhuş yaptırdıkları iddiasına ilişkindir.
2. Müştekinin zorla tutulduğu ihbarı üzerine eve gidildiğinde. müşteki ve sanıkların evde bulunduğu ayrıca evde … adlı bayanın olduğuna, müştekinin yüzünde darp izleri bulunduğuna, polislere gizlice işaret verdiğine, evde yapılan aramada uyuşturucu madde , çakı, biber gazı ve silah bulunduğuna dair olay tutanağı dosyada mevcuttur.
3. Müştekinin yüzünde darp izleri bulunduğu ve genital muayenesinde de cinsel ilişki bulgularına rastlandığı ancak bulguların ne zamana ait olduğunun belirlenemeyeceği doktor raporları ile tespit edilmiştir.
4. Mahkemece ulaşılamadığı için beyanı alınamayan müşteki kolluk ifadesinde ” Sanıkların kendisini dört gündür zorla tutarak fuhuş yaptırdıklarını, kendisini borçlandırarak tehdit ettiklerini, darp ettiklerini ” beyan etmiştir.
5. Sanıklar kollukta alınan ifadelerinde “Birgül’ün borcu karşılığı fuhuş yağtığını müşteriye beraber gittiklerini ve parayı …’ün aldığını” belirtirken mahkemede alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmemişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’ün temyiz sebepleri yönünden
Sanığın, müdafisinin yüzüne karşı 21.01.2016 tarihinde usulüne uygun tefhim edilen hükümleri, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 02.02.2016 tarihinde temyiz ettiği, bu bağlamda temyiz talebinin süresinde olmadığı görülmüştür
B. Sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz sebepleri yönünden
1. Sübuta İlişkin
Sanıkların çelişkili savunmaları ve dosyadaki olgular itibari ile, sanıkların müştekiyi borçlandırılmak suretiyle fuhuş yapması için zorladıkları, bu amaçla dört gün boyunca zorla alıkoydukları, eve müşteri çağırdıkları ve müştekinin bu müşterilerle zorla cinsel ilişkiye girdiği, parayı da sanıklardan …’ün aldığı sabit olmakla, mahkemenin suçların sübutuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Ceza Miktarına ve sanıklar hakkında lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin
a. 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrasında temel ceza olarak, hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sanığın sadece hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilerek eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmakla birlikte aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b. Müştekinin fuhuş yapmasını isteyerek, bundan menfaat temin etmek isteyen ve bu nedenle müştekiyi rıza dışında evlerinde alıkoyan sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlemeleri karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 unucu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
c. 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, sanıkların üzerine atılı suçlar için kanunda ön görülen alt ve süt sınırlar arasında, suçların işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın ağırlığı, faillerin kastlarındaki yoğunluk göz önüne alınarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesinde ve fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları itibari ile haklarında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasında ve hükmolunan ceza miktarları itibariyle yasal şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kurumlarından yararlandırılmamalarına yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir
C.Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen nedenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçenin A bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde B ve C bendinde açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli, 2014/239 E. 2016/33 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin ayrı ayrı reddiyle hükümlerin,, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.