Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/568 E. 2023/3168 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/568
KARAR NO : 2023/3168
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararı ile, sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dairemizin, 13.12.2022 tarihli, 2020/17590 Esas, 2022/19134 Karar sayılı kararı ile, mağdura gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğinin temini amacıyla, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, samimi ikrarda bulunduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve eksik incelemeye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 13.01.2015 tarihinde kollukta şüpheli-müşteki sıfatıyla müracaatında, mağdur tarafından bıçakla yaralandığını beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın bu şikayeti nedeniyle, katılan hakkında bıçakla yaralama suçundan Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/77 Esas sayılı dosyasında, 28.04.2015 tarihli duruşmada, ” … Kendime zarar vermek için elime bıçağı aldım. Sanık elimden bıçağı aldı. Tekrar mutfağa gittim. Bu kez başka bir ekmek bıçağını aldım ve sağ bacağımın arkasından kendimi yaraladım. … Sanığa kızdığım için sanığın beni bıçakladığı yönünde beyanda bulundum… ” dediği, mahkemenin de 07.09.2015 tarihli kararı ile mağdur hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verdiği görülmüştür.
3.Mağdur, 13.01.2015 tarihli kolluk beyanında, sanığın, “ya hakkımdaki şikayetinden vazgeçersin ya da kendimi bıçaklarım” diyerek kendi bacağına iki kez bıçakla vurduğunu, olay yerinde bulunan Hacı Bayram Kurtay’ın araya girdiğini, kendisinin bıçaklamadığını beyan etmiştir.
4.Hacı Bayram Kurtay, kollukta alınan ifadesinde, tartışmalarını gördüm, olayları anlamaya çalışırken polisin geldiğini, yaralama olayını görmediğini beyan etmiştir.
5. 13.01.2015 tarihli tutanakta, hakkında koruma kararı olan mağdurun yardım talebi üzerine gidildiğinde, kadın ve erkek bağrışma sesleri olduğu, kapının açık olduğu, sanığın elindeki toplam uzunluğu 27 cm olan kahverengi tahta saplı bıçağı ayakkabılık üzerine bıraktığı ve emniyet ekiplerine teslim ettiği, mağdurun da olayda kullanıldığını beyan ettiği toplam uzunluğu 26 cm olan siyah renkli plastik saplı bıçağı görevlilere teslim ettiği bildirilmiştir.
6. Isparta Devlet Hastanesinin 13.01.2015 tarihli 50316 saylı raporunda, sanığın sağ bacağında dizin 15 cm üzerinde, sağ yanda 3 cm’lik bıçak yarası tarifi ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
7. Sanık savunmasında, ilk beyanının doğru olduğunu, cezaevinde bulunduğu sırada mağdurun kendisini tehdit etmesi nedeniyle beyanından döndüğünü beyan ederek atılı suçlamayı reddetmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği

halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
2. Bu itibarla; sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükümde, olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, sanığın olayın hemen akabinde verdiği ifadesi ile uyumlu doktor raporu, temyiz dilekçesinin içeriği ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde kendi kendisini bıçakla yaraladığı halde, mağdur tarafından yaralandığını söyleyerek, katılan hakkında adli yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla katılana hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve ve mağdur hakkında hükümden verilmeden önce iftirasından döndüğünün tespit edilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.