YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/670
KARAR NO : 2023/3449
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ve kararın gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan Cumhuriyet savcısının temyizinin red sebebi dışında temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün ”…Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…” bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Bozüyük 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 4 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
5. Sanık müdafii tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında aynı suçtan 4 ay 15 gün hapis cezası verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık müdafiinin itiraz etmesi nedeniyle hükümde basit yargılama usulünün uygulandığından bahisle indirim yapılamayacağına ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Suç kastının bulunmadığı,
2. Tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı,
3. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı
4.Alınan raporun olayı aydınlatmadığı, sanığın o günkü ruh haline göre hastalığının ortaya çıkabileceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumunun nizamiye kapısının üstünden atlayarak dışarı çıktığı, dur ihtarına rağmen yola devam ettiği, ancak daha sonra görevlilerce kurum girişinde yakalandığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden
Ceza Genel Kurulu’nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 Esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6217 sayılı Kanun) uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet savcıları’nın temyiz süresi; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet savcısı’nın 04.10.2022 günü verilen hükme karşı, yasal süre geçtikten sonra 12.12.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki, “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, basit yargılama sonucu verilen karara sanık müdafinin itiraz ettiği gözetilmeden ve usul ve yasaya aykırı gerekçe ile sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre; olay günü gece 21.30 sıraları kurum nizamiye kapısının üstünden atlayarak dışarı çıkan sanığın dur ihtarına rağmen yola devam ettiği, ancak daha sonra görevlilerce kurum girişinde yakalandığı anlaşılmakla, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, atılı suçu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafinin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve suç kastının olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve kesinleşme tarihi 9.12.2009 olan Üsküdar (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/381 Esas, 2008/23 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin temyiz itirazı da reddedilmiştir.
V. KARAR
A.Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.