YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/702
KARAR NO : 2023/3162
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 Sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay temyiz incelemesinden geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararda temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması karşısında sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.01.2022 tarihli ve 2019/5285 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararı ile, “…Katılanlar …, … ile katılan sanıklar …, …, … ve katılan-suça sürüklenen çocuk …’ın aşamalarda istikrarlı şekilde, olay günü sanık …’ın aracıyla katılan … ve ailesinin çalıştıkları tarlaya geldiğini, katılan …’in kolundan tutarak çekiştirip aracına doğru sürüklemeye başladığını, bu sırada katılanla birlikte tarlada çalışmakta olan …, …, …, … ve …’ın katılanı sanık …’ın elinden almaya çalıştıklarını, sanık …’ın biber gazı sıkarak direnmelerini kırmaya çalıştığı, katılan sanık …’ın biber gazından etkilendiğini, katılan … ve yanındaki akrabalarının karşı koymaları sonucu sanık …’ın, katılan … ‘ı alamadan aracına binip olay yerinden kaçtığını beyan etmeleri, olayın hemen akabinde alınan ve bu iddia ile uyumlu tanık … beyanı, olayda biber gazı kullanıldığına dair kriminal rapor, …’ın yeleğinin omuz kısımlarında ve …’ın tişörtünün sağ kol kısmında hafif yırtılma olduğuna dair olay tutanağı ve sanık …’ın tevilli ikrarları karşısında, üzerine atılı teşebbüs aşamasında kalan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılan sanık …’ın mahkumiyeti yerine yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında, katılana karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılanın kolundan çekiştirerek ve biber gazı kullanarak aracına bindirmeye çalışması, katılanın akrabalarının karşı koymaları sonucu sanığın katılanı alamadan aracına binip olay yerinden kaçması iddiasına ilişkindir.
2. Katılan … ve akrabaları olan …, …, …, … ve …, aşamalardaki ifadelerinde, olay günü, katılanla evlenme isteği daha önceden reddedilen sanık …’ın aracıyla katılan … ve ailesinin çalıştıkları tarlaya geldiğini, katılan …’in kolundan tutarak çekiştirip aracına doğru sürüklemeye başladığını, bu sırada katılanla birlikte tarlada çalışmakta olan …, …, …, … ve …’ın katılanı sanık …’ın elinden almaya çalıştıklarını, sanık …’ın biber gazı sıkarak direnci kırmaya çalıştığı, katılan sanık …’ın biber gazından etkilendiğini, katılan … ve yanındaki akrabalarının karşı koymaları sonucu sanık …’ın, katılan … ‘ı alamadan aracına binip olay yerinden kaçtığını ve katılan ile babasının da tanık …’ın avlusuna gittiklerini, …’ı arayıp bilgi verdiklerini, sanığın tekrar araçla yanlarına doğru geldiğini görünce bu tanığın evine sığındıklarını beyan etmişlerdir.
3. 01.08.2012 tarihli tutanakta, olay sonrası yapılan incelemeler kapsamında, katılanın babası …’ın üzerine sprey sıkıldığı sırada üzerinde olan gömleğin teslim alındığı, katılanın annesi …’ın yeleğinin sağ ve sol omuz kısmının yırtılmış olduğu, katılanın tişörtünün sağ kol kısmının yırtılmış olduğu, sanığın aracının sol arka camının kırık, sol dikiz aynası altındaki kaportanın içe doğru eğilmiş, aracın ön camının hasarlı olduğu ve arka tamponun sol kısmının yerinden çıkmış olduğu belirtilmiştir.
4. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 13.09.2012 tarih ve KİM-2012/1643 sayılı raporunda, …’ın gömleğinde biber gazlarının içinde bulunan “capsaicin” etken maddesinin kalıntılarının tespit edildiği bildirilmiştir.
5. Tanık …, Cumhuriyet Savcısı huzurda olayın hemen akabindeki ifadesinde, katılan ve akrabalarının, evinin yanında “kurtarın, kızımızı götüryorlar, kaçırmaya çalışıyorlar, üzerimize biber gazı sıktılar” diye bağırdıklarını, ailenin telaşlı ve korkmuş olduğunu beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında, katılanın annesi tarafından, … aracılığı ile “gelsin, kızı bu evden alsın” diye haber göndermesi üzerine, tarlaya gittiğini, katılanın akrabaları tarafından dövüldüğünü, hastaneye gitmek için katılanların evinin ordan tekrar geçtiğini, atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma lamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, katılan ve ailesinin istikrarlı anlatımları, bu anlatımlarla uyumlu kriminal rapor ve tanık ifadesi, sanığın tevilli ikrarı ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, cebir kullanarak ve silahtan sayılıp ele geçirilemeye biber gazı ile katılanın hürriyetinden yoksun kılmaya çalıştığı, ancak katılan ve ailesinin karşı çıkmaları sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.