YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/706
KARAR NO : 2023/2562
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.10.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ve sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının e bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2014 tarihli kararının Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile (… olayda; dosya içerisinde mevcut mağdurun yaralanmasına ilişkin Adli Rapor ve mağdurun beyanını doğrulayan sanıkların ikrar içerikli tevilli savunmaları karşısında; sanık …’ın, diğer sanıkların mağduru kendi bulundukları yere getirdikten sonra hürriyeti tahdit suçuna dahil olduğu ve mevcut haliyle sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a,b. maddelerinde düzenlenen cebir ve tehdit kullanılarak, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kasten yaralamanın suçun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile eylemin bölünerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, kasten yaralama suçundan ise mahkumiyet hükümlerinin kurulması,) bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine; Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının a ve b bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, hatalı, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-İncelemeye konu olay; sanık …’ın oğlu olan temyiz dışı sanık …’ın eşi ile arasındaki geçimsizlik nedeniyle tanık …’ın olay tarihinden önce İbrahim’in evine geldiği ve katılan …’nın kendi aracıyla arkadaşı olan …’in evinden aldığı, İbrahim’in dayısı olan temyiz dışı sanık … ‘ın kendi yaptığı araştırma ile … ve katılanın büyü yapma bahanesiyle, yeğeni …’i dolandırmaya çalıştıklarından şüphelenmesi üzerine, olay akşamı 20:30 sıralarında temyiz dışı sanıklar …, …, …, … ve …’in içinde bulunduğu aracın yaya haldeki katılanın yanında durduğu, araç içinden inen …’ın mağdura “sen …’ı tanıyor musun” dediği, mağdurun tanıdığını söylemesi üzerine sanığın “araca bin” dediği, mağdurun istememesine rağmen ısrar üzerine bindiği, …’ın aracı kullanarak hızlıca olay yerinden ayrıldıkları, araç içinde yine “…’ı tanıyor musun okuyor, üflüyormuş” diyerek sanıkların seyir halindeki araç içinde mağduru yumruklarla darp ettikleri, …’ın, eniştesi olan sanık …’ı arayıp “… Köyü mevkiinde at çiftliğinin oraya gelin” diyerek haber verdiği, belirlenen yere gittiklerinde sanık … ve …’ın ellerinde sopa ile bekler vaziyette oldukları, mağduru araçtan indiren sanıkların sopa ile, araçtan inen diğer sanıkların ise tekme ve yumruklarla mağduru darp edip, tekrar araca alıp Bucak Devlet Hastanesi yakınına bıraktıkları; iddiasına ilişkindir.
2. 05.08.2012 tarihli Bucak Devlet Hastanesi Raporu’na göre, katılanın yapılan muayenesinde; künt travmaya bağlı kafa travması, alt-üst dudakta kesi, oksipital ve frontal bölgede ekimoz, şişlik bulunduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkeme tarafından bozma gereğinin yerine getirilmiş olması karşısında, temyize konu kararın eylemli uyma sonucu kurulan yeni hüküm olarak kabulü ile yapılan incelemede;
1. Katılanın anlatımını doğrulayan alınan Adli Muayene Raporu ile sanığın tevil içerikli savunması karşısında, sanığın bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.10.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.