YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/797
KARAR NO : 2023/2762
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun)271 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarihli kararı ile ”TCK.nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı nazara alındığında, hükümlü olarak bulunduğu Burhaniye Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazdığı dilekçesinde özetle “cinayet işlediğini ve şahsı gömdüğünü” belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma üzerine, gerçekte böyle bir suçun işlenmediğinin tespit edildiği ve sanığın da mahkeme aşamasındaki ikrarı karşısında; sanığın eyleminin TCK.nın 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK.nın 271/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozma gerekçesine göre de;Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek; Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 270 inci maddesi, 62, 53 ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; basit yargılama usulü ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın İstanbul iline naklini sağlamak amacıyla cezaevi aracılığıyla savcılığa verdiği dilekçede aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle Mehmet adındaki şahsı ortakları ile beraber Samandıra da öldürülüp ormanlık bir alana gömdüklerini belirttiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık 26.01.2016 tarihli savcılık ifadesinde ve mahkemedeki savunmasında İstanbul’a naklini yaptırmak amacıyla bu yola başvurduğunu, gerçekte böyle bir olayın yaşanmadığını ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
TCK.nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı nazara alındığında, somut olayda; sanığın dilekçesinde cinayet işlediğini ve şahsı gömdüğünü belirttiği ancak gerçekte böyle bir suçun işlenmediğinin tespit edildiği ve sanığın da savcılık ile muhakeme aşamalarındaki ikrarı karşısında atılı suçu işlediği anlaşılmakla; Mahkemenin suçun sübutu ve suç niteliğinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Gerekçeli karar başlığında suç adının ”suç üstlenme” yerine ”suç uydurma” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.