Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/846 E. 2023/3478 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/846
KARAR NO : 2023/3478
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza DAiresi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2021/16657 Esas, 2023/789 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KD-2019/64852 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kurulan hükmün kaldırılarak zincirleme suç hükümlerinin ve teşebbüs hükümleri uygulanarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilirken, taraflar çağrılmadan dosya üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, teşebbüs hükümlerine ilişkin sabit bir oranın belirtilmemesi de dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılarak karar verilmesinde kanuni zorunluluk bulunduğundan bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2018/3627 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararının bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi, yeniden inceleme ve araştırmayı veya cezanın kişiselleştirilmesini gerektirmediğinden bahisle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma açılmadan ve sanığın savunması alınmadan hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve devamında alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezanın öngörülmemiş olması, ayrıca aynı Kanun’un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinde sabit bir oran belirtilmemiş olması nedeniyle, duruşma açılmadan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilebilecek hâlleri düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan hallerin gerçekleşmediği anlaşıldığından, duruşma açılmadan ve sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2021/16657 Esas, 2023/789 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2018/3627 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.