Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/982 E. 2023/5669 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/982
KARAR NO : 2023/5669
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1779 E., 2023/156 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Direnme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli bozma kararına karşı verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Her ne kadar direnme olarak hüküm kurulmuş ise de, hükmün yeni bir hüküm niteliğinde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
3. Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı inceleme neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli kararı ile beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
4. Sanığın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli kararı ile hükmün basit yargılama usulü uygulanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
5. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından, istinaf incelemesine konu dosyanın AİHS’nin 7 nci, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddelerinin tatbiki imkanı bulunmadığı, bahse konu Sözleşme, Anayasa ve Yasa maddelerinin ancak 01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalar yönünden 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen kısımları ile sınırlı bir değerlendirmeyi gerekli kıldığı, 01.01.2020 tarihinden sonra kovuşturma aşamasına geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda böyle bir durum söz konusu olmadığı ve kovuşturma aşamasına geçilen, hüküm kurulan tarihlerde yürürlükte bulunan bir usul hükmüne ilişkin olarak, lehe yasa değerlendirmesi yapılmasının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla dosyanın bozma ilamına konu edilen ve lehe hükümlerin değerlendirilmesini gerekli kılan Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında atılı suçtan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. BAM Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebebi ise, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek tahliye edildikten sonra hakkında uygulanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, Nevşehir İnfaz Hakimliği’nin kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş, Nevşehir İnfaz Hakimliği’nin iki … içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim olunması gerektiği ihtaratını içeren kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı, usule uygun şekilde 25.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak sanığın iki günlük süre içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
7188 sayılı Kanunun (Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) 24 üncü maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin değişiklik gerekçesinde (gerekçenin 23. maddesinde) yer alan; ‘‘…Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra dosya kapsamı itibariyle yargılamaya konu olayların karmaşık olup olmaması, çözümünde hukuki olgusal herhangi bir sorunla karşılaşılıp karşılaşılmaması, tanık dinlemenin, keşif yapmanın ya da bilirkişi raporu almanın zorunlu olup olmaması gibi hususlar değerlendirilerek, basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı takdir edilecektir.’’ ifadesi karşısında, değişiklik Esas No : 2023/982

gerekçesinde belirtilen veya benzeri gerekçelerle basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, dosya kapsamına ve Dairemizin bozma kararı içeriğine uygun düşmeyecek gerekçe ile basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli kararına yönelik BAM Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.