YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/988
KARAR NO : 2023/2515
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden, sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde 18.01.2023 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden önce, sanığın, tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalıyla gönderdiği 16.01.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Sanık … yönünden; Sanığın tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalı ile Yargıtay’a hitaben göndermiş olduğu 24.03.2023 tarihli dilekçesi ile “almış olduğum cezalarımın tarafınızca uygulanarak onaylanmasını istiyorum” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de dosyanın bir an önce sonuçlanmasına, öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı, belirlenerek yapılan ön incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren duruşma talebinin reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2022 tarihli iddianamesiyle sanıkların 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında müsnet suçtan 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, tutuklu kalınan sürelerin cezadan mahsubuna, müsadereye ve sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanıklar müdafiilerince istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.12.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği;
1. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ve sanığın tahliyesine karar verilmesine,
2. Silah sayısı itibariyle 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığına,
3. Silah ticaretine ilişkin delil bulunmadığına,
4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
2. Delil yetersizliğine,
3. Hükümde somut gerekçe bulunmadığına,
4. Cezanın orantılı olmadığına,
5. Sanığın tahliyesine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, kimliği belirsiz ihbarcı şahıstan sanık …’un elinde bulunan silahlara alıcı aradığı yönünde edinilen bilgiler üzerine Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek kolluk görevlilerinin kimlik bilgilerini gizleyerek sanıklarla alıcı kılığında irtibat kurmaları ve delilleri tespit etmeleri yönünde talimat alındığı, kolluk görevlilerinin sanık … ile irtibat kurarak diğer sanık ile birlikte kahvehanede buluştukları, 20 adet tabanca satışı için anlaşma yapıldığı, daha sonra Medeni’nin evinde 3 adet tabanca için görüşüldüğü, sanık …’nin bu tabancaları evinde gerekçekleşen buluşma sırasında görevlilere gösterdiği, ertesi gün sanık … ile sanık …’nin evine gidildiği ve sanık …’nin 15 adet tabanca daha getirerek kolluk görevlilerine satış amacıyla gösterdiği, bu esnada Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden sanık …’nin ikametinde yapılan arama sonucunda toplam 18 adet tabanca, 19 adet şarjör ve 2 adet mermi ele geçirildiğine ilişkindir.
2. Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince düzenlenen 06.04.2022 tarihli uzmanlık raporunda; yarı ve tam otomatik çalışma sistemine sahip on beş adet tabancanın emniyet ve ateşleme sistemleri ile şarjörlerin sağlam ve işler durumda olduğu ve bu tabancaların 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunan vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğu diğer 3 adet yarı otomatik çalışma sistemine sahip tabancaların ise 6136 sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan olduğu, fişeklerin ise 6136 sayılı Kanun kapsamındaki fişeklerden olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık … aşamalarda, evinde bulunan 3 adet silah bakımından suçlamayı kabul ederken diğer silah ve mermiler bakımından suçlamayı reddetmiş, silah ticaretini diğer sanık …’nin yaptığını, sanık …’nin ambarını silah satımında kullanarak kendisine komisyon verdiğini beyan etmiştir. Sanık … ise aşamalarda suçlamayı reddetmiştir.
4. Kimliğini gizleyen kolluk olarak görevlendirilen ve sanıklar ile alıcı rolünde irtibat kuran jandarma personellerince düzenlenen ve silah alım -satımına ilişkin görüşmelerin yer aldığı rapor dosyada mevcuttur.
5. İlk derece mahkemesince sanıkların üzerlerine atılı silah ticareti suçunu birlikte işledikleri sabit görülmüş, dosya arasındaki kriminal uzmanlık raporu uyarınca silahların sayısı dikkate alınmak suretiyle cezanın kanuni alt sınırından uygun miktarda uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmiş, suça konu silahlardan bir kısmının vahim nitelikte olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza artırımı yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği yönünden:
Sanığın ikametinde yapılan arama sonucu ele geçirilen 15 adet tabancanın vahim nitelikte olduğunun belirlenmesi karşısında 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, hüküm vermeye elverişli ve yeterli delillerin denetime olanaklı şekilde toplandığı ve bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonucun gerekçeli kararda gösterilmiş olması ve hükmolunan ceza miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmaması gözetildiğinde sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği yönünden:
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürmesinden evvel sanığın 16.01.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü, sanık müdafiinin 18.01.2023 tarihli dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak sanık …’in ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 16.01.2023 tarihli dilekçesinde, “Yargıtay temyiz hakkımdan feragat etmek istiyorum.” şeklinde beyanda bulunması karşısında; bu dilekçenin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.