YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/992
KARAR NO : 2023/4716
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/299 E., 2023/12 K.
SUÇ : Suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kavak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.12.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suç üstlenme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Kavak Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında suç üstlenme suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gereğince, temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Kavak Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu hüküm 09.09.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Sanık denetim süresi içinde 05.04.2022 tarihinde basit yaralama suçunu işlemiş, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınmıştır.
5. Kavak Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde bir neden bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde … ile …’ın idarelerindeki araçların çarpışması sonucu maddi hasar meydana geldiği ve …’ın doktor raporuna göre yaralandığı, kendisinin yaralanması nedeniyle şikayetçi olmadığı ancak olay sonrasında, kazaya neden olan kamyon sürücüsü … olduğu halde, …’ın jandarmada alınan ifadesinde aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği, sonrasında yaptırılan teşhis ile onun sürücü olmadığının anlaşılması üzerine, sanık hakkında suç üstlenme suçundan incelemeye konu bu dava açıldığı anlaşılmıştır.
2. Zabıt mümzii M.A. Mahkemede alınan beyanında, kaza ihbarı üzerine olay yerine gittiklerini, aracı kullanan kişiyi sorduklarında, orada bulunan sanık …’nin aracı ben kullanıyordum dediğini belirtmiştir.
3. Sanık … savunmasında, şirket yetkilisi …’ın, “aracın kaza yapmış, ya senin adına ya da Kenan adına tutanak tutulacak dediğini”, kendisinin adına tutanak hazırlanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 gün ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, bozmadan önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Kavak Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli kararı ile hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu görülmekle, son hükümde verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Kavak Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olması, suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, sanığın ekonomik ve sosyal durumu, geliri ve dosya kapsamındaki bilgilere göre 1 günlük adli para cezası tutarının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca takdiren 20,00 TL’den hesaplanarak sanığın (25×20,00TL) 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.